"Doğa Olayı Değil, İnsan Eseri": Altyapı İflas Etti, Kent Nüfusu Taşımıyor
"Doğa Olayı Değil, İnsan Eseri": Altyapı İflas Etti, Kent Nüfusu Taşımıyor
'İzmir'in altyapısı felakete davetiye çıkartıyor'
Haber Giriş Tarihi: 26.01.2026 12:00
Haber Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 12:00
Muhabir:
Yasin Köz
İzmir’de her sağanak yağışın ardından görmeye alıştığımız su baskını manzaraları, uzmanları isyan ettirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, kentin altyapısının çöktüğünü ve Alsancak ile Konak’ın "gökdelen cehennemine" döndüğünü belirterek uyardı: "Doğayla savaşıyoruz ve kaybediyoruz. Bu kentin artık 3 milyon insanı taşıyacak gücü kalmadı."
Milyonlarca yıldır süren doğa olaylarının İzmir’de birer "afet"e dönüşmesi, mühendislik ve şehir planlama hatalarını yeniden gündeme getirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, yaşananların sürpriz olmadığını, tamamen insan eliyle yaratıldığını vurguladı. Önalan, "Dere yataklarını kapatır, önüne bina diker, her yeri asfaltlarsan felaket kaçınılmazdır. Kentin altyapısı çok kötü, resmen felakete davetiye çıkarıyor" dedi.
"Alsancak ve Konak Gökdelen Cehennemi Oldu"
Özellikle kentin kalbi sayılan bölgelerdeki yapılaşmaya dikkat çeken Önalan, şu çarpıcı tespitlerde bulundu: "Alsancak ve Konak, gökdelen cehennemine dönmüş durumda. Her taraf beton ve asfalt. Alsancak ve Kordon’da binaların zemin kotunun yol ile aynı seviyede olması çok ciddi bir mühendislik hatasıdır. Yağmur suyunu emmesi gereken toprak yok edildi. Gökdelenlerin altyapısı yetersiz. Bu kentleşme modeliyle yağışlar devam ettikçe daha büyük felaketler yaşayacağız."
"Metropollere Göç Durdurulmalı"
Çözümün sadece kanal açmak olmadığını, radikal bir nüfus planlaması gerektiğini savunan Önalan, "İzmir 3 milyonu aşan nüfusu artık taşıyamıyor. Metropollerin nüfusunun seyrekleştirilmesi, insanların kırsala ve tarıma yönlendirilmesi şart. Yoksa her sene afetlerin şiddeti artacak" ifadelerini kullandı.
"Toprağa Gidecek Su Kalmadı"
TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar da kentin betonlaşma tarihine ışık tuttu. 1970'lerde Buca'da sadece ana caddenin beton olduğunu, gerisinin toprak olduğunu hatırlatan Yaşar, "Eskiden yağmur yağdığında toprak suyu çekerdi. Şimdi her yer beton, suyun gideceği yer yok. Kuru dere yataklarını kapatmak büyük hataydı. Gelişmiş ülkelerde önce altyapı hazırlanır, sonra bina yapılır. Bizde ise önce bina dikiliyor, sonra altyapı götürülmeye çalışılıyor. Bu mantıkla sorun çözülmez" diyerek kentin yeniden planlanması çağrısında bulundu.
EDİTÖRÜN NOTU: TOPRAK NEFES ALMAZSA ŞEHİR BOĞULUR
"İzmir'de yağmur yağdığında 'Venedik oldu' espri yapmak artık acı bir gelenek haline geldi. Ancak uzmanların uyarısı şakanın bittiği yerdeyiz. Bir şehri boydan boya asfaltlamak, o şehrin nefes borusunu kesmek demektir. 'Gökdelen cehennemi' tabiri çok ağır ama bir o kadar da gerçekçi. Deniz seviyesindeki bir semtte, toprağa bir damla su değmesine izin vermeden dikilen o devasa binalar, sadece manzarayı değil, şehrin geleceğini de kapatıyor. Su akar yolunu bulur derler; eğer yol bırakmazsanız, o su gelir evinizi, iş yerinizi bulur."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
"Doğa Olayı Değil, İnsan Eseri": Altyapı İflas Etti, Kent Nüfusu Taşımıyor
'İzmir'in altyapısı felakete davetiye çıkartıyor'
İzmir’de her sağanak yağışın ardından görmeye alıştığımız su baskını manzaraları, uzmanları isyan ettirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, kentin altyapısının çöktüğünü ve Alsancak ile Konak’ın "gökdelen cehennemine" döndüğünü belirterek uyardı: "Doğayla savaşıyoruz ve kaybediyoruz. Bu kentin artık 3 milyon insanı taşıyacak gücü kalmadı."
Milyonlarca yıldır süren doğa olaylarının İzmir’de birer "afet"e dönüşmesi, mühendislik ve şehir planlama hatalarını yeniden gündeme getirdi. Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan, yaşananların sürpriz olmadığını, tamamen insan eliyle yaratıldığını vurguladı. Önalan, "Dere yataklarını kapatır, önüne bina diker, her yeri asfaltlarsan felaket kaçınılmazdır. Kentin altyapısı çok kötü, resmen felakete davetiye çıkarıyor" dedi.
"Alsancak ve Konak Gökdelen Cehennemi Oldu"
Özellikle kentin kalbi sayılan bölgelerdeki yapılaşmaya dikkat çeken Önalan, şu çarpıcı tespitlerde bulundu: "Alsancak ve Konak, gökdelen cehennemine dönmüş durumda. Her taraf beton ve asfalt. Alsancak ve Kordon’da binaların zemin kotunun yol ile aynı seviyede olması çok ciddi bir mühendislik hatasıdır. Yağmur suyunu emmesi gereken toprak yok edildi. Gökdelenlerin altyapısı yetersiz. Bu kentleşme modeliyle yağışlar devam ettikçe daha büyük felaketler yaşayacağız."
"Metropollere Göç Durdurulmalı"
Çözümün sadece kanal açmak olmadığını, radikal bir nüfus planlaması gerektiğini savunan Önalan, "İzmir 3 milyonu aşan nüfusu artık taşıyamıyor. Metropollerin nüfusunun seyrekleştirilmesi, insanların kırsala ve tarıma yönlendirilmesi şart. Yoksa her sene afetlerin şiddeti artacak" ifadelerini kullandı.
"Toprağa Gidecek Su Kalmadı"
TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar da kentin betonlaşma tarihine ışık tuttu. 1970'lerde Buca'da sadece ana caddenin beton olduğunu, gerisinin toprak olduğunu hatırlatan Yaşar, "Eskiden yağmur yağdığında toprak suyu çekerdi. Şimdi her yer beton, suyun gideceği yer yok. Kuru dere yataklarını kapatmak büyük hataydı. Gelişmiş ülkelerde önce altyapı hazırlanır, sonra bina yapılır. Bizde ise önce bina dikiliyor, sonra altyapı götürülmeye çalışılıyor. Bu mantıkla sorun çözülmez" diyerek kentin yeniden planlanması çağrısında bulundu.
EDİTÖRÜN NOTU: TOPRAK NEFES ALMAZSA ŞEHİR BOĞULUR
HABER ÖNERİSİ: GÜMÜŞ 103 DOLARI AŞTI: TARİHİ ZİRVE GÜVENLİ LİMAN ARAYIŞINI GÜÇLENDİRDİ
Kaynak: DHA