Giresun'da çürüyen asma köprüyü kullanmak zorunda kalan köylüler, her gün ölüm tehlikesi atlatıyor ve güvenli bir yaya köprüsü talep ediyor.
Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 13:30
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 13:30
Muhabir:
Yasin Köz
https://www.haberxr.com/
Giresun'da çürüyen asma köprüyü kullanmak zorunda kalan köylüler, her gün ölüm tehlikesi atlatıyor ve güvenli bir yaya köprüsü talep ediyor.
ÇÜRÜYEN TAHTALAR ÜZERİNDE HAYATTA KALMA MÜCADELESİ
Giresun'un Bulancak ilçesindeki Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü birbirine bağlayan Pazarsuyu Deresi üzerindeki derme çatma asma köprüler, bölge halkı için her geçen gün büyüyen bir tehdit oluşturuyor. Yıllardır yenilenmeyen ve tahtaları çürüyen bu yapılar, özellikle yağışlı dönemlerde derenin debisinin yükselmesiyle çok daha riskli bir hale geliyor. Alternatif hiçbir geçiş güzergahı bulunmayan köy sakinleri, ilçe merkeziyle bağlantılarını koparmamak ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına her gün sadece çelik teller ve çürük tahtalar üzerinde adeta ölümle burun buruna bir yolculuk yapıyor.
TABUTU BİLE DEREDEN GEÇİRMEK ZORUNDA KALDILAR
Kendisini bildi bileli aynı tehlikeyi yaşadığını ifade eden Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, köprünün günlük hayatı nasıl felç ettiğini acı örneklerle dile getiriyor. Engelli çocuğunun okula gidiş gelişlerinde büyük zorluklar yaşadıklarını belirten Baş, kendisinin de bir kez bu çürük yapıdan düşerek yaralandığını ve sel sularının düşük olması sayesinde boğulmaktan kurtulduğunu aktarıyor. Yaşanan mağduriyetin en dramatik boyutu ise bir cenaze töreninde gün yüzüne çıkıyor. Baş, annesinin vefatının ardından dar ve güvensiz asma köprüden tabutu geçiremedikleri için cenazeyi derenin suları içinden taşıyarak karşıya geçirmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
MAHSUR KALAN KÖYLÜLERDEN YAYA KÖPRÜSÜ TALEBİ
Yağışlı dönemlerde taşkınların yaşanmasıyla birlikte köyün dış dünyayla olan tüm bağlantısı tamamen kesiliyor. Sel suları yükseldiğinde yolda olan vatandaşlar evlerine dönemiyor, evde olanlar ise ilçe merkezine ulaşamıyor. Geçmişte yaşanan bir ev yangınında itfaiye ekiplerinin ulaşımsızlıktan dolayı köye giremediğini hatırlatan köylüler, aynı güzergahtaki engelli vatandaşların sık sık düşme tehlikesi atlattığına ve geçmişte yaşanan can kayıplarına dikkat çekiyor. Kendi imkanlarıyla yaptıkları ahşap köprüleri korku içinde kullanmaya devam eden yöre halkı, yetkililerden araç geçişine uygun büyük beton köprüler değil, sadece can güvenliklerini sağlayacak sağlam bir yaya köprüsü inşa edilmesini talep ediyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Çürük Asma Köprüde Her Geçiş Ölümle Burun Buruna
Giresun'da çürüyen asma köprüyü kullanmak zorunda kalan köylüler, her gün ölüm tehlikesi atlatıyor ve güvenli bir yaya köprüsü talep ediyor.
Giresun'da çürüyen asma köprüyü kullanmak zorunda kalan köylüler, her gün ölüm tehlikesi atlatıyor ve güvenli bir yaya köprüsü talep ediyor.
ÇÜRÜYEN TAHTALAR ÜZERİNDE HAYATTA KALMA MÜCADELESİ
Giresun'un Bulancak ilçesindeki Kovanlık grup yolu ile Yeşilhisar köyünü birbirine bağlayan Pazarsuyu Deresi üzerindeki derme çatma asma köprüler, bölge halkı için her geçen gün büyüyen bir tehdit oluşturuyor. Yıllardır yenilenmeyen ve tahtaları çürüyen bu yapılar, özellikle yağışlı dönemlerde derenin debisinin yükselmesiyle çok daha riskli bir hale geliyor. Alternatif hiçbir geçiş güzergahı bulunmayan köy sakinleri, ilçe merkeziyle bağlantılarını koparmamak ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına her gün sadece çelik teller ve çürük tahtalar üzerinde adeta ölümle burun buruna bir yolculuk yapıyor.
TABUTU BİLE DEREDEN GEÇİRMEK ZORUNDA KALDILAR
Kendisini bildi bileli aynı tehlikeyi yaşadığını ifade eden Yeşilhisar köyü sakinlerinden Mecit Baş, köprünün günlük hayatı nasıl felç ettiğini acı örneklerle dile getiriyor. Engelli çocuğunun okula gidiş gelişlerinde büyük zorluklar yaşadıklarını belirten Baş, kendisinin de bir kez bu çürük yapıdan düşerek yaralandığını ve sel sularının düşük olması sayesinde boğulmaktan kurtulduğunu aktarıyor. Yaşanan mağduriyetin en dramatik boyutu ise bir cenaze töreninde gün yüzüne çıkıyor. Baş, annesinin vefatının ardından dar ve güvensiz asma köprüden tabutu geçiremedikleri için cenazeyi derenin suları içinden taşıyarak karşıya geçirmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
MAHSUR KALAN KÖYLÜLERDEN YAYA KÖPRÜSÜ TALEBİ
Yağışlı dönemlerde taşkınların yaşanmasıyla birlikte köyün dış dünyayla olan tüm bağlantısı tamamen kesiliyor. Sel suları yükseldiğinde yolda olan vatandaşlar evlerine dönemiyor, evde olanlar ise ilçe merkezine ulaşamıyor. Geçmişte yaşanan bir ev yangınında itfaiye ekiplerinin ulaşımsızlıktan dolayı köye giremediğini hatırlatan köylüler, aynı güzergahtaki engelli vatandaşların sık sık düşme tehlikesi atlattığına ve geçmişte yaşanan can kayıplarına dikkat çekiyor. Kendi imkanlarıyla yaptıkları ahşap köprüleri korku içinde kullanmaya devam eden yöre halkı, yetkililerden araç geçişine uygun büyük beton köprüler değil, sadece can güvenliklerini sağlayacak sağlam bir yaya köprüsü inşa edilmesini talep ediyor.
ÇOK OKUNAN