3 Bin Rakımda Şifa Mesaisi: Şırnak'ın Hıngedan Otu Kilosu 200 TL
3 Bin Rakımda Şifa Mesaisi: Şırnak'ın Hıngedan Otu Kilosu 200 TL
Şırnak Beytüşşebap'ta vatandaşlar, sabahın ilk ışıklarıyla 3 bin rakımlı Sere Rehlı Dağı'na tırmanarak şifalı hıngedan otu topluyor.
Haber Giriş Tarihi: 13.05.2026 06:00
Haber Güncellenme Tarihi: 13.05.2026 06:00
Kaynak:
İHA
https://www.haberxr.com/
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sarp zirvelerinde doğanın uyanışı, yöre halkı için adeta bir bereket mesaisine dönüşüyor. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi, bu uyanışın ve zorlu doğa koşullarına karşı verilen ekmek mücadelesinin en canlı örneklerinden birine sahne oluyor. Gün henüz ağarmadan, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulan vatandaşlar, modern dünyanın konforundan kilometrelerce uzakta, asırlardır süregelen bir geleneği yaşatmak için dağların zorlu yollarını tutuyor. Hedeflerinde ise yöre halkı tarafından "pancar otu" olarak da bilinen ve bölge coğrafyasına özgü şifalı hıngedan otu var.
ZİRVEDEKİ ŞİFA: 3 BİN RAKIMLI SERE REHLI DAĞI
Beytüşşebap ilçesine bağlı Taşarası köyü sınırları içerisinde yer alan heybetli Sere Rehlı Dağı, bu eşsiz mesainin merkez üssü konumunda. Dağın 3 bin metreyi bulan zirvelerine ulaşmak sıradan bir yürüyüş değil, adeta doğayla girişilen çetin bir sınav. Saatler süren dik ve tehlikeli tırmanışın ardından hıngedan otunun yetiştiği bölgelere ulaşan köylüler, büyük bir titizlikle bu bitkileri doğadan koparıyor. Toplanan şifalı otlar, çuvallara doldurulduktan sonra teknolojinin ulaşamadığı bu sarp arazilerde yük hayvanlarının, özellikle de atların sırtında saatler süren dönüş yolculuğuyla köylere indiriliyor. Bu zorlu süreç, yöre insanının doğayla olan kopmaz bağını ve eşsiz dayanıklılığını da gözler önüne seriyor.
KİLOSU 200 LİRA: HEM SOFRAYA HEM EKONOMİYE CAN SUYU
Binbir zahmetle toplanan hıngedan otu, sadece sofraları süsleyen bir lezzet değil, aynı zamanda bölge halkı için ciddi bir ekonomik getiri kapısı işlevi görüyor. Kilogramı 200 Türk Lirası gibi dikkat çekici bir fiyattan alıcı bulan bu bitki, çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılan şifalı yapısıyla piyasada büyük talep görüyor. Yaz aylarında taze olarak tüketilen pancar otu, kış aylarının zorlu şartlarında kullanılmak üzere de özenle saklanıyor. Sadece ticari bir ürün olarak değerlendirilmeyen bu ot, aynı zamanda gurbetteki akrabalara ve eş dosta gönderilen, dağların kokusunu taşıyan kıymetli bir hediye niteliği de taşıyor.
"DOĞAMIZDAKİ BU HAZİNE İSTİHDAM KAPISI OLABİLİR"
Bu zorlu ama bereketli yolculuğun mimarlarından biri olan yöre sakini Cahfer Ediş, verdikleri emeği ve dağların sunduğu potansiyeli şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Tam 3 bin rakıma kadar geldik. Bu şifalı bitkileri bahar aylarında toplayıp, kış aylarında hem tüketmek hem de satmak için köye götürüyoruz. Şırnak'ın bu sarp dağlarında sayısız şifalı ot var. Eğer yetkililer tarafından imkan sağlanır ve bu iş desteklenirse, işi olmayan vatandaşlarımız için çok güzel ve kalıcı bir gelir elde edilebilir." Ediş'in bu sözleri, bölgedeki gizli kalmış ekonomik potansiyelin altını çizerken, doğanın sunduğu nimetlerin doğru değerlendirildiğinde nasıl bir istihdam hamlesine dönüşebileceğinin de en net kanıtı olarak yankı buluyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
3 Bin Rakımda Şifa Mesaisi: Şırnak'ın Hıngedan Otu Kilosu 200 TL
Şırnak Beytüşşebap'ta vatandaşlar, sabahın ilk ışıklarıyla 3 bin rakımlı Sere Rehlı Dağı'na tırmanarak şifalı hıngedan otu topluyor.
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun sarp zirvelerinde doğanın uyanışı, yöre halkı için adeta bir bereket mesaisine dönüşüyor. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi, bu uyanışın ve zorlu doğa koşullarına karşı verilen ekmek mücadelesinin en canlı örneklerinden birine sahne oluyor. Gün henüz ağarmadan, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulan vatandaşlar, modern dünyanın konforundan kilometrelerce uzakta, asırlardır süregelen bir geleneği yaşatmak için dağların zorlu yollarını tutuyor. Hedeflerinde ise yöre halkı tarafından "pancar otu" olarak da bilinen ve bölge coğrafyasına özgü şifalı hıngedan otu var.
ZİRVEDEKİ ŞİFA: 3 BİN RAKIMLI SERE REHLI DAĞI
Beytüşşebap ilçesine bağlı Taşarası köyü sınırları içerisinde yer alan heybetli Sere Rehlı Dağı, bu eşsiz mesainin merkez üssü konumunda. Dağın 3 bin metreyi bulan zirvelerine ulaşmak sıradan bir yürüyüş değil, adeta doğayla girişilen çetin bir sınav. Saatler süren dik ve tehlikeli tırmanışın ardından hıngedan otunun yetiştiği bölgelere ulaşan köylüler, büyük bir titizlikle bu bitkileri doğadan koparıyor. Toplanan şifalı otlar, çuvallara doldurulduktan sonra teknolojinin ulaşamadığı bu sarp arazilerde yük hayvanlarının, özellikle de atların sırtında saatler süren dönüş yolculuğuyla köylere indiriliyor. Bu zorlu süreç, yöre insanının doğayla olan kopmaz bağını ve eşsiz dayanıklılığını da gözler önüne seriyor.
KİLOSU 200 LİRA: HEM SOFRAYA HEM EKONOMİYE CAN SUYU
Binbir zahmetle toplanan hıngedan otu, sadece sofraları süsleyen bir lezzet değil, aynı zamanda bölge halkı için ciddi bir ekonomik getiri kapısı işlevi görüyor. Kilogramı 200 Türk Lirası gibi dikkat çekici bir fiyattan alıcı bulan bu bitki, çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılan şifalı yapısıyla piyasada büyük talep görüyor. Yaz aylarında taze olarak tüketilen pancar otu, kış aylarının zorlu şartlarında kullanılmak üzere de özenle saklanıyor. Sadece ticari bir ürün olarak değerlendirilmeyen bu ot, aynı zamanda gurbetteki akrabalara ve eş dosta gönderilen, dağların kokusunu taşıyan kıymetli bir hediye niteliği de taşıyor.
"DOĞAMIZDAKİ BU HAZİNE İSTİHDAM KAPISI OLABİLİR"
Bu zorlu ama bereketli yolculuğun mimarlarından biri olan yöre sakini Cahfer Ediş, verdikleri emeği ve dağların sunduğu potansiyeli şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Tam 3 bin rakıma kadar geldik. Bu şifalı bitkileri bahar aylarında toplayıp, kış aylarında hem tüketmek hem de satmak için köye götürüyoruz. Şırnak'ın bu sarp dağlarında sayısız şifalı ot var. Eğer yetkililer tarafından imkan sağlanır ve bu iş desteklenirse, işi olmayan vatandaşlarımız için çok güzel ve kalıcı bir gelir elde edilebilir." Ediş'in bu sözleri, bölgedeki gizli kalmış ekonomik potansiyelin altını çizerken, doğanın sunduğu nimetlerin doğru değerlendirildiğinde nasıl bir istihdam hamlesine dönüşebileceğinin de en net kanıtı olarak yankı buluyor.
ÇOK OKUNAN