
Dijitalleşen dünyanın hızına yenik düşen geleneksel meslekler, ustaların nasırlı ellerinden kayıp giderken; Samsun'da duyulan ince bir çark sesi umut veriyor. Babasının tezgahında büyüyen ve henüz 25 yaşında kalfa belgesini göğüsleyen Talha Bülbül, gözündeki büyüteci ve elindeki milimetrik cımbızıyla tükenmeye yüz tutmuş saat tamirciliğine hayat öpücüğü veriyor. Şehrin en genç saat tamircisi unvanını taşıyan Bülbül, akrep ve yelkovanın o mekanik dansını sadece bir iş değil, babasından devraldığı manevi bir miras olarak görüyor.
ÇIRAK BULUNMUYOR AMA TALEP ÇOK FAZLA
Çocukluğundan beri saatlerin o gizemli ve hassas dünyasıyla yoğrulan genç usta, mesleğin zorluklarını ve arka planda yaşanan çırak krizini kendi samimi cümleleriyle şöyle aktarıyor:
"Küçüklükten beri saatlerin içerisindeyim ancak profesyonel olarak 3 yıldır detaylı saat tamir ediyorum. Saat tamirciliği meşakkatli ve zor bir iş. Çok fazla ince detayı olduğundan kolay olmuyor. Aslında mesleğimiz güzel ve geleceği olan bir meslek ama fazla çırak yok. Gençlere tavsiyem, bu meslekte talep var ve çırak aranıyor. Kolay kolay da çırak bulunmuyor. Saat tamircisi çok olmadığından talep de fazla. Son zamanlarda ikinci el saat alışverişleri de arttı."
AKILLI SAATLER MEKANİK TUTKUSUNU YENEMEDİ
Teknolojinin gelişmesiyle her kola giren dijital ve akıllı saatlerin, geleneksel saatçiliği bitireceği yönündeki genel kanıyı yıkan Bülbül, mekanik saatlerin ruhunun asla ölmeyeceğini şu vurucu ifadelerle dile getiriyor:
"Akıllı saatler ilk çıktığında işler olumsuz etkilenir diye düşünüldü ama pek etkilemedi. Bizim işimiz farklı. Bizim işimiz daha çok mekanik ve aksesuar odaklı olduğundan sıkıntı yaşanmadı. Son zamanlarda mekanik ve kurmalı saatlere ilgi de arttı. Saat satışlarında ise insanlar en çok otomatik saatlere ilgi duymaya başladı. Artık çok pahalı olmayan otomatik saatler de üretiliyor. Onlara da ilgi yoğun."
EDİTÖRYAL ANALİZ
Başlangıç fiyatı 100 TL olan pil değişimlerinden, sabır ve üstün dikkat gerektiren mekanizma tamirlerine kadar her detaya ruhunu katan bu genç adamın hikayesi, aslında kaybolan değerlerimize nasıl sahip çıkabileceğimizin en güzel kanıtı. Talha Bülbül'ün tezgahından yükselen o ritmik sesler, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, insan emeğinin ve babadan oğula geçen zanaatın asla "pilinin bitmeyeceğini" bizlere gösteriyor.