
Seda Yekeler, 30 yıllık akademik ve saha deneyimiyle geliştirdiği YEK Metotu’nu, dil öğrenimini ezberden çıkarıp beyin mekanizmalarını aktive eden bir sürece dönüştürmek amacıyla tasarladı.
Metot, beynin dil üretimi ve anlama merkezleri olan Broca ve Wernicke bölgelerini aktif kullanmayı hedefliyor. 10 bin kişi üzerinde yapılan deneysel çalışmalarla geliştirilen sistem, dil öğrenmenin bir yetenek değil, doğru yöntemle aktive edilen bir beyin becerisi olduğunu savunuyor.
FDA Onaylı Beyin Cihazı
Yekeler’in son projesi ise yapay zekâ destekli bir beyin cihazı oldu. Gözlük formatında tasarlanan cihaz, gece uyumadan önce takılıyor ve beynin dil edinim mekanizmalarını doğal akışında desteklemeyi hedefliyor.
ABD’de üretilen ve FDA onayı aldığı belirtilen cihazın, yan etkisi bulunmayan ileri teknolojiye dayandığı ifade ediliyor. Yekeler, bu ürünü nörobilim ve dil biliminin birleştiği yeni bir öğrenme yaklaşımının sembolü olarak tanımlıyor.
Lingozon: Yüzde 100 Yerli Platform
Lingozon, YEK Metotu temel alınarak geliştirilen yerli bir dil edinme uygulaması olarak öne çıkıyor. Platform; konuşma tanıma teknolojisi, gerçek hayat simülasyonları ve kişiselleştirilmiş geri bildirimlerle kullanıcı deneyimini destekliyor.
Akıllı telefon ve bilgisayardan erişilebilen sistem, dili günlük yaşamın aktif bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.
Profesyonellere Küresel Avantaj
Yekeler, Londra, Karadağ ve İstanbul’da düzenlenen profesyonel dil kamplarıyla dil öğrenimini yaşamın içine entegre ediyor.
Londra’da iş dünyasına yönelik profesyonel iletişim pratiği, Karadağ’da doğa içinde yoğun programlar, İstanbul’da ise hibrit ve butik eğitim modelleri uygulanıyor.
Sağlıklı beslenme, yoga ve sosyal aktivitelerle desteklenen kamplar, dil öğrenimini yalnızca akademik değil, bütünsel bir deneyim olarak ele alıyor.
Disleksik Çocuklarda Dil Öğrenimi
Disleksik çocuklarla yaptığı çalışmalarla da tanınan Yekeler’e göre, disleksi dil öğrenimini imkânsız kılmaz; yalnızca farklı bir metodoloji gerektirir.
Çoklu duyusal ve anlam temelli yaklaşımlarla, disleksik bireylerin yabancı dili kalıcı ve üretken biçimde öğrenebileceği belirtiliyor.
Dil Öğrenmek Bir Yatırım mı?
Yekeler, yabancı dilin yalnızca iletişim değil; küresel iş dünyasında rekabet, girişimcilik ve uluslararası pazarlara erişim için stratejik bir araç olduğunu vurguluyor.
“Yabancı dil bilenler yatırımlarında riskleri ve fırsatları daha doğru okur” diyen Yekeler, dil öğreniminin artık kişisel gelişim tercihi değil, stratejik bir gereklilik haline geldiğini ifade ediyor.
Dilin Eşitlik Elçisi: SEYEV
SEYEV’in kurucusu olan Yekeler, bugüne kadar 11 bini aşkın çocuğa burs, 176 kütüphane ve 16 dil laboratuvarı kazandırıldığını belirtiyor.
Vakıf, dezavantajlı çocukların dil eğitimine erişimini sağlayarak eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Seda Yekeler’in çalışmaları; akademi, teknoloji ve sosyal sorumluluğu bir araya getirerek dil öğrenimini klasik yöntemlerin ötesine taşıyan bütüncül bir model sunuyor.