Vezirköprü'de Bir Asırlık Gelenek: 83 Yaşında Ayakcakla Geziyor

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yaşayan 83 yaşındaki Hasan Dursun, babasından öğrendiği "ayakcak" kültürünü yarım asırdan fazla süredir yaşatıyor.

Haber Giriş Tarihi: 16.02.2026 15:20
Haber Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 15:20

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yaşayan 83 yaşındaki Hasan Dursun, babasından öğrendiği "ayakcak" kültürünü yarım asırdan fazla süredir yaşatıyor. Kendi yaptığı düzenekle köy sokaklarını arşınlayan Dursun, görenleri hayran bırakıyor.

Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Akören Mahallesi, tarih kokan sokaklarında sıra dışı bir azme tanıklık ediyor. Mahallenin en yaşlı sakinlerinden 83 yaşındaki Hasan Dursun, çocukluk yıllarında babasından gördüğü ve "ayakcak" adını verdiği geleneksel tahta bacakları bugün hala kullanmaya devam ediyor. Teknolojinin ve modern araçların köylere girmediği dönemlerin hatırasını ayaklarının altına alan Dursun, ilerleyen yaşına rağmen dengesini koruyarak mahalle meydanında tur atıyor. Kendi elleriyle imal ettiği bu geleneksel araç, hem çocukluk hatıralarını hem de kadim bir kültürü günümüze taşıyor.

ARDIÇ AĞACININ GÜCÜ: BAŞKA AĞAÇ TAŞIMAZ

Hasan Dursun, ayakcak yapımının büyük bir ustalık ve doğru malzeme seçimi gerektirdiğini vurguluyor. Dağlardaki ormanlardan özenle seçtiği ardıç ağaçlarını kullanan Dursun, bu ağacın dayanıklılığına dikkat çekiyor. Dursun, "Bunları kendim yapıyorum. Dağdan ardıç ağacını kesip getiriyorum. Başka ağaçtan ayakcak olmaz; dalı kuvvetli olmaz, üzerine çıkınca çekmez, kırılır. Ardıç dikenli ve serttir, asıl güç ondadır. Babam da hep ardıçtan yapardı, ben de ondan öğrendiğim gibi devam ediyorum" diyerek işin sırrını paylaşıyor.

DÜĞÜNLERİN VE KÖY MEYDANININ NEŞESİ

Eskiden çok daha uzun mesafeler kat ettiğini ancak yaşlılık nedeniyle artık çabuk yorulduğunu belirten Hasan Dursun, buna rağmen özel günlerde ayakcaklarını elinden bırakmıyor. Dursun, "Genç olsam elli, yüz metre giderdim ama şimdi yaşlandım. Yine de bazen düğünlerde veya bayramlarda ayakcaklarımı giyip köy meydanına çıkıyorum. İnsanlar merakla izliyor. Çocukken köy çeşmesinin başındaki yüksek taşa çıkıp oradan ayakcakla atlardım, o günler hala gözümün önünde" sözleriyle eski günlere olan özlemini dile getiriyor.

"BENDEN SONRA BU GELENEK SÜRMEZ"

Geleneksel sanatların ve oyunların unutulmaya yüz tutmasından derin üzüntü duyan Hasan Dursun, kendisinden sonra bu kültürü yaşatacak kimsenin olmamasından dert yanıyor. Yeni neslin bu tür uğraşlara ilgisiz kaldığını belirten Dursun, "15-16 yaşlarında torunum var, bazen biniyor ama pek merakı yok. Bizden sonra bu geleneği devam ettirmezler, buralarda unutulur gider" diyerek kültürel mirasın korunması konusundaki endişesini dile getiriyor. Hasan Dursun’un ayakcakları, şimdilik Akören sokaklarında bir dönemin son temsilcisi olarak yankılanmaya devam ediyor.

Editör Notu

Hasan Dursun dedemizin o ardıç ağaçları üzerinde yükselmesi, aslında sadece bir boy farkı değil; koca bir tarihin ayağa kalkışıdır. Bugünün çocuklarının tabletlerden başını kaldırmadığı bir çağda, 83 yaşındaki bir çınarın denge ve emekle örülmüş bu oyunu sürdürmesi ayakta alkışlanacak bir durum. Keşke o torunlar dedelerinin bu mirasına sahip çıksa da, Akören sokaklarında ardıç dallarının tıkırtısı hiç kesilmese. Sağlıklı ve uzun ömürler dileriz koca çınar!

Siz daha önce "ayakcak" veya "tahta bacak" ile yürüyen birini gördünüz mü? Köyünüzde unutulmaya yüz tutmuş bu tarz geleneksel oyunlar var mı? Yorumlarda anılarınızı bizimle paylaşabilirsiniz.