
Doç. Dr. Darıcı, bireylerin sosyal medyada yüz yüze söyleyemeyeceklerini dile getirdiği "dijital cesaret" kavramının etkilerine dikkat çekti.
EKRAN KARŞISINDA AŞILAN SINIRLAR
Dijitalleşmenin hız kazanması ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, bireylerin iletişim biçimlerini kökten değiştirdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, fiziki ortamlarda toplumsal normlara uyan bireylerin, dijital dünyada bu sınırları daha kolay aşabildiğini belirterek "dijital cesaret" kavramına dikkat çekti.
DİJİTAL CESARETİN İKİ YÜZÜ
Karşıda fiziksel bir muhatabın olmaması ve o anki durumun tam olarak tahayyül edilememesi, bu yeni davranış biçiminin temelini oluşturuyor. Doç. Dr. Darıcı, bu durumun hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabileceğini şu şekilde özetliyor:
Olumsuz Etkisi: Sosyal normlara bağlılığın azalmasıyla birlikte, kişiler normal şartlarda asla yapmayacakları eylemleri gerçekleştirebiliyor ve söylemeyecekleri ağır ifadeleri anlık tepkilerle rahatlıkla dile getirebiliyor.
Olumlu Etkisi: Kalabalık ortamlarda veya çeşitli sosyal baskılar nedeniyle sesi kısılan, kendini ifade etmekte zorlanan bireyler için önemli ve özgürleştirici bir ifade alanı sunuyor.
"BİNLERCE İNSANIN OLDUĞU UNUTULMAMALI"
Paylaşım yaparken ekranın ardındaki gerçeğin farkında olunması gerektiğini vurgulayan Darıcı, "Bilgisayarla veya telefonla karşı karşıya kalındığında yapılan paylaşımın, sanki etrafınızda yüzlerce, binlerce insan varmış gibi devasa bir topluluğa gittiğinin farkında olmak gerekiyor" ifadelerini kullandı.
EDİTÖRÜN NOTU: Fiziksel mesafenin ve ekranların sağladığı sahte güvenlik hissi, maalesef siber zorbalığın ve pervasız söylemlerin en büyük yakıtıdır. Sosyal medyada bir kelime yazarken veya bir gönderi paylaşırken karşımızdakinin "gerçek bir insan" olduğunu hatırlamak, dijital çağda kaybetmememiz gereken en temel insani değerdir.