Terk Edilme Korkusu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yolları

Terk edilme korkusu, kişinin sevdiği insanlar tarafından yalnız bırakılacağına dair yoğun kaygı yaşamasıyla ortaya çıkan ve ilişkileri derinden etkileyen bir anksiyete biçimi olarak tanımlanıyor.

Haber Giriş Tarihi: 14.01.2026 00:00
Haber Güncellenme Tarihi: 14.01.2026 00:00

Psikoloji literatüründe sıkça karşılaşılan terk edilme korkusu, kişinin sevdiği insanların onu fiziksel ya da duygusal olarak terk edeceğine dair yoğun ve kontrol edilemeyen bir kaygı yaşamasıyla tanımlanıyor. Bir fobi türü olarak değerlendirilen bu durum, tek başına klinik bir tanı olmamakla birlikte birçok ruhsal rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlara göre terk edilme korkusu; geçmişte yaşanan ayrılıklar, çocukluk çağı travmaları, ebeveyn kaybı, boşanma süreçleri veya duygusal ihmal gibi deneyimlerle tetiklenebiliyor. Özellikle erken çocukluk döneminde yaşanan ayrılıkların, bireyin bağlanma biçimini doğrudan etkilediği belirtiliyor. Henüz konuşma yetisini kazanmamış bir bebeğin bile annesini göremediğinde terk edilmişlik hissi yaşayabildiği ifade ediliyor.

Terk edilme korkusu yaşayan bireyler, çevrelerindeki insanlara tam anlamıyla güvenmekte zorlanıyor. Bu kişiler genellikle sevildiklerine inanmakta güçlük çekiyor, ilişkilerde aşırı kontrol ihtiyacı duyabiliyor veya tam tersi şekilde bağlanmaktan kaçınarak kendilerini duygusal olarak izole edebiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede yalnızlık hissini artırdığını ve sağlıklı ilişkiler kurmayı zorlaştırdığını vurguluyor.

Belirtiler ilişkileri doğrudan etkiliyor

Terk edilme korkusunun en belirgin belirtileri arasında güven sorunları, yakın ilişkilerden kaçınma, aşırı kıskançlık, eleştirilere karşı hassasiyet ve öfke kontrolünde zorlanma yer alıyor. Kimi bireylerde bu korku, karşı tarafın tüm davranışlarını kontrol etme isteğiyle kendini gösterebiliyor. Çocuklarda ise belirtilerin yetişkinlere kıyasla daha yoğun ve davranışsal düzeyde ortaya çıktığı ifade ediliyor.

Nedenleri çok boyutlu

Psikologlara göre terk edilme korkusunun tek bir nedeni bulunmuyor. Fiziksel veya duygusal istismar, bakıcı değişiklikleri, ebeveyn kaybı, duygusal ihtiyaçların karşılanmaması ve bazı kişilik bozuklukları bu korkunun gelişiminde etkili olabiliyor. Borderline kişilik bozukluğu ve ayrılık anksiyetesi gibi ruhsal durumlarla da yakından ilişkili olduğu biliniyor.

Tedavi mümkün, farkındalık önemli

Uzmanlar, terk edilme korkusunun mutlaka profesyonel destekle ele alınması gerektiğini belirtiyor. Bilişsel davranışçı terapi, bağlanma temelli terapi ve psikodinamik terapi, bu alanda en sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Terapilerde amaç; bireyin geçmiş deneyimlerini anlaması, olumsuz düşünce kalıplarını fark etmesi ve daha sağlıklı ilişki kurma becerileri geliştirmesi olarak öne çıkıyor.

Ayrıca öz şefkat geliştirmek, meditasyon yapmak, yeni hobiler edinmek ve korkuyu tetikleyen durumları tanımak da süreci destekleyen yöntemler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, doğru destekle terk edilme korkusunun kontrol altına alınabileceğini ve kişinin yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguluyor.

Editörün Notu:

Terk edilme korkusu, çoğu zaman fark edilmeden ilişkileri yıpratan ve kişinin kendisiyle kurduğu bağı da zedeleyen sessiz bir sorun. Bu korkuyu bir “zayıflık” olarak görmek yerine, geçmiş deneyimlerin doğal bir yansıması olarak ele almak iyileşmenin ilk adımı. Psikolojik destekle ve doğru farkındalıkla, terk edilme kaygısının sağlıklı bağlanmaya dönüşmesi mümkün.

Haber Önerisi: Latife Hanım Köşkü 5 Yıldır Kapalı: Tepkiler Artıyor