
Ordu'da 62 yaşındaki Turgut Özcan, doğadan topladığı dikenli sarmaşıklarla 45 yıldır geleneksel balık sepetleri örerek geçimini sağlıyor.
YARIM ASIRLIK EL EMEĞİ VE TÜRKÜLER
Ordu'nun Altınordu ilçesinde Kayabaşı Mahallesi'nde yaşayan 62 yaşındaki Turgut Özcan, çocuk yaşlarda yaşlı bir komşusunu izleyerek öğrendiği zanaatı 45 yıldır aralıksız sürdürüyor. Doğadan topladığı, bölgede "melocan" olarak da bilinen dikenli sarmaşıklarla geleneksel balık sepetleri (kapanları) ören Özcan, ilmek ilmek işlediği sepetlerini yaparken türküler söyleyerek bu yorucu mesleği keyifli hale getiriyor.
20 GÜNLÜK HAZIRLIK, 30 YILLIK ÖMÜR
Sarmaşıkların dağlardan ve köylerden toplanıp bir sepete dönüşmesi ciddi bir sabır gerektiriyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan sepetlerin üretim ve kullanım detayları şu şekilde:
Hazırlık Süreci: Doğadan kesilerek toplanan dikenli sarmaşıklar hemen işlenmiyor, bükülebilir hale gelmesi için 15-20 gün kadar kurumaya bırakılıyor.
Dayanıklılık: Yoğun emekle üretilen sepetler suda 6-7 yıl, hiç kullanılmadığında ise 30 yıla kadar çürümeden dayanabiliyor.
Avlanma Yöntemi: Yüzyıllardır Karadeniz'de uygulanan bu yöntemde, sepetin içine ekmek ve taş konularak akşamdan suya bırakılıyor; sabah ise balık dolmuş halde çekiliyor.
GİDEREK KAYBOLAN BİR ZANAAT
Tanesi 1.500 ile 2.000 lira arasında alıcı bulan sepetlere özellikle yaz aylarında büyük bir talep olduğunu belirten Özcan, "100 tane kadar yapmıştım, hepsi satıldı. Tokat, Giresun ve Ankara'dan dahi geliyorlar" diyor. Ancak bu kadim zanaatın son temsilcilerinden biri olan Turgut Usta, doğada eskisi kadar hammadde (sarmaşık) bulamamaktan ve çevresinde bu işi yapan başka kimsenin kalmamasından dolayı dertli.
EDİTÖRÜN NOTU: Fabrikasyon ürünlerin ve plastiğin denizlerimizi işgal ettiği bir dönemde, doğanın sunduğu malzemeleri sabırla işleyen Turgut Usta gibi zanaatkârlar kültürel hafızamızın yaşayan son hazineleridir. Bölge kültürünün önemli bir parçası olan bu ekolojik ve geleneksel avlanma yönteminin, yeni çıraklar yetiştirilerek yaşatılması büyük önem taşıyor.