Manisalı 77 Yaşındaki Terzi Çizgili Pijama Modasını Yaşatıyor

Manisa Demirci'de 77 yaşındaki terzi, 60 yıldır işlettiği dükkanında Yeşilçam'ın meşhur çizgili pijama takımlarını dikmeyi sürdürüyor.

Haber Giriş Tarihi: 31.03.2026 02:30
Haber Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 02:30

Manisa Demirci'de 77 yaşındaki terzi, 60 yıldır işlettiği dükkanında Yeşilçam'ın meşhur çizgili pijama takımlarını dikmeyi sürdürüyor.

BABA YADİGARI 12 METREKARELİK DÜKKAN

Manisa'nın Demirci ilçesinde 77 yaşındaki terzi Yaşar Öztemel'in, babasından ve ağabeyinden miras kalan mesleği 60 yıldır 12 metrekarelik mütevazı dükkanında sürdürdüğü bildirildi. Öztemel'in, yıllara meydan okuyan dikiş makinesiyle geleneksel yöntemlerle üretim yaparken, sadece kıyafet değil aynı zamanda geçmişin hatıralarını da yeniden diktiğini ifade ettiği aktarıldı.

ÇİZGİLİ PİJAMA MODASI YENİDEN GÜNDEMDE

Türkiye'de özellikle 1960, 1970 ve 1980'li yıllarda "ev üniforması" olarak bilinen ve Yeşilçam filmleriyle hafızalara kazınan çizgili pijama takımlarının, son yıllarda nostalji meraklılarının ilgisiyle yeniden sipariş almaya başladığı kaydedildi. Pamuklu kumaştan hazırlanan bu pijamaların kışın sıcak, yazın ise serin tuttuğunu belirten emektar terzinin, eski modanın yeniden rağbet görmesinden büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdiği belirtildi.

"YARIM ASIRLIK MESLEK AŞKI"

Mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü vurgulayan Öztemel'in, babadan oğula geçen bu dükkanda 75 yıllık bir geleneği gücü yettiğince yaşatmaya devam edeceğini söylediği ifade edildi. Yağcılar Sokak'taki dükkan komşusu Nurullah Baş'ın ise Öztemel'i ilçenin en eski ve gerçek sanat ustalarından biri olarak nitelendirdiği ve meraklılarının nostaljik pijamalar diktirmek için özellikle ona geldiğini aktardığı bildirildi.

EDİTÖRÜN NOTU: Geleneksel zanaatların teknolojiye ve seri üretime yenik düştüğü günümüzde, 12 metrekarelik bir dükkanda 60 yıldır susmayan bir dikiş makinesi sesi duymak paha biçilemez bir kültürel mirastır. Yaşar Usta'nın ellerinde yeniden hayat bulan o meşhur çizgili pijamalar, aslında sadece bir kumaş parçası değil; aile sıcaklığını, soba başı sohbetlerini ve o samimi Yeşilçam yıllarını bizlere hatırlatan naif bir zaman makinesi işlevi görüyor.