
Kocaeli'de çobanlıktan İzmit Belediyesi temizlik işçiliğine uzanan hayatında, çöpten bulduğu boyalar ve süpürge çalısıyla konteynerleri tuvale çeviren 60 yaşındaki Selami Gündoğdu, imkansızlıklara inat yarım asırdır sanat üretiyor.
Çobanlıktan Temizlik İşçiliğine Uzanan Yarım Asırlık Tutku
Kocaeli'de yaşayan iki çocuk babası 60 yaşındaki Selami Gündoğdu'nun sanat yolculuğu, kelimenin tam anlamıyla tırnaklarıyla kazıyarak var ettiği 50 yıllık bir destan. Hayata baba ocağında rençberlik yaparak ve hayvan peşinde koşarak başlayan Gündoğdu'nun resim tutkusu, henüz ilkokul birinci ve ikinci sınıftayken bir arkadaşının getirdiği çizgi romanla ateşlendi. Yokluklar içinde çobanlık yaparken bile defterini ve kalemini yanından ayırmayan, o kitapları kendine en yakın dost edinen Gündoğdu; hayvanlar otlarken kendi çizgi romanlarını yazıp çizerek bugünkü eşsiz yeteneğinin temellerini o ıssız meralarda attı.
Büyüteçle Yakılan Taşlar ve Londra Müzesi'nin İstediği Eldivenler
Maddi imkansızlıklar ve köyünde okul bulunmaması nedeniyle ilkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen Gündoğdu, sanat aşkından asla vazgeçmedi. Kataloglardan seçtiği görselleri taşların üzerine işleyen, güneş ışığını bir büyüteç yardımıyla tek bir noktada toplayarak o sıcaklığı adeta görünmeyen bir kalem gibi kullanıp sopa, değnek ve bastonlara resimler çizen usta isim, sınır tanımayan bir üretkenliğe sahip. Anne ve babasından izin alıp evlendikten sonra İzmit'e yerleşen ve 2008 yılından bu yana İzmit Belediyesi'nde temizlik görevlisi olarak çalışan Gündoğdu'nun sanat çığlığı sınırları da aşmış durumda. Çalışırken giydiği ve üzerine resimler çizdiği o emektar eldivenleri Londra'daki bir müze tarafından özel olarak istenmiş ancak araya giren zorlu pandemi koşulları nedeniyle bu eşsiz eserler yurt dışına gönderilememiş.
Çöpçüler Kralı'nın Süpürgesi Artık Bir Kalem
Sokakları süpürürken yanında gezdirdiği plastik çöp konteynerlerini devasa bir tuvale dönüştüren Gündoğdu, çöplerin arasından bulduğu atıl boyaları ve elindeki süpürgenin çalısını bir ressam fırçası edasıyla kullanarak sokağın ruhunu renklendiriyor. "Sanatım hayvan sopası ile başladı, süpürge ile devam ediyor" diyerek hayatını özetleyen emektar işçi, Türk sinemasının efsanevi filmi Çöpçüler Kralı'nda Kemal Sunal'ın mikrofon olarak kullandığı o meşhur süpürgeyi, bugün Kocaeli sokaklarında kaleme dönüştürüyor. Yılmaz Güney, Tarık Akan, Cüneyt Arkın gibi Yeşilçam'ın unutulmaz aktörlerini ve sevdiği çizgi roman kahramanlarını yüzlerce farklı resimle konteynerlere işleyerek eskiye olan özlemini hayal dünyasıyla harmanlıyor.
En Büyük Ukte: Sertifika, Kalıcılık ve Öğrenci Yetiştirmek
İçinde hep bir heykeltıraş veya resimli roman yazarı olma ukdesi taşıyan Gündoğdu'nun en büyük hüznü ise bu kadim tecrübesini aktaracak resmi bir belgesinin olmaması. Yaptıkları temizliğin kısa süre sonra yeniden kirlendiğini ancak sanatın sonsuza dek kalıcı olduğunu felsefe edinen Gündoğdu; "Sanatın yaşı yok ama bir sertifikam olsaydı öğrenci yetiştirebilirdim. Belediyede ressam olarak çalışmak isterdim. Keşke öğrencilerim olsaydı; iz bırakmış, yaşayan hatıralar olurdu" sözleriyle aslında bürokrasinin yetenek karşısındaki o soğuk duvarını da zarifçe eleştiriyor. O, elindeki süpürge çalısını ve büyüteci birer kalem gibi kullanarak imkanları ne olursa olsun sanatı sadece bir uğraş değil, hayatın tam da kendisi olarak yaşamaya devam ediyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Sanatın lüks galerilerde, şampanya kadehleri eşliğinde tüketilen elitist bir hobi olduğunu zannedenlerin, Kocaeli sokaklarında çöp konteynerine Cüneyt Arkın çizen Selami Gündoğdu'dan alacağı devasa bir insanlık dersi var. İlkokuldan sonra okuyamamış, çobanlık yapmış bir adamın güneş ışığını büyüteçle toplayıp ahşabı yakarak resim yapması ve bu eserlerin Londra'daki bir müzenin dikkatini çekmesi, yeteneğin hiçbir mazeret tanımadığının en somut ispatıdır. O çöp konteynerleri, bugün milyonluk bütçelerle kurulan sanat merkezlerinden çok daha sahici, çok daha derin ve çok daha 'yaşayan' birer sergi salonudur.