
Osmanlı’dan bugüne uzanan zanaat
Kilis’te yaşayan Mehmet Kurtaran, Osmanlı’nın son dönemlerinden bu yana aile geleneği olarak sürdürülen saat tamirciliğini 6 kuşaktır yaşatıyor.
Çocuk yaşta babasının yanında mesleğe başlayan Kurtaran, yaklaşık 18 yıl dükkânda çalıştı. Askerliğin ardından mesleğe devam eden Kurtaran, 2004 yılında belediyede zabıta olarak göreve başladı ve 20 yıl boyunca bu görevi sürdürdü. Emeklilik sonrası ise yeniden dükkânının başına geçti.
“Yeni gelmedik, geri döndük” sözleriyle dönüşünü anlatan Kurtaran, hem kamu hizmetini hem de aile mesleğini gururla sürdürdüğünü ifade etti.
“Kuyumculuktan daha ince”
Saat tamirciliğinin sabır ve ustalık gerektirdiğini vurgulayan Kurtaran, “Bu meslek en küçük vidasına kadar dikkat ister. Göz nuru, el becerisi ve sabır gerektirir. Kuyumculuktan daha ince bir iştir” dedi.
Teknolojinin hızla değiştiği bir dönemde mekanik saat tamirciliğinin hâlâ ilgi gördüğünü belirten Kurtaran, özellikle köstekli ve antika saatlerin bakımının uzmanlık gerektirdiğini ifade etti.
Türkiye’nin dört bir yanına yayılan aile
Meslek hayatı boyunca üç çırak yetiştirdiğini söyleyen Kurtaran, bu ustaların Kilis, Gaziantep ve İstanbul’da mesleği sürdürdüğünü aktardı. Aile fertlerinin ise İstanbul, Adana, Fethiye ve Ankara gibi farklı illerde saatçilik yaptığını belirtti.
Aile büyüklerinden dinlediği hikâyeye göre, mesleğin başlangıcı Kilis’te “Şıh Mehmet Tekkesi” olarak bilinen yerde zanaatkârlığın teşvik edilmesine dayanıyor. Kurtaran’ın dedesinin köstekli bir saati tamir ederek mesleğe adım attığı ve ardından dükkân açtığı anlatılıyor.
“Severek yapılan meslekte başarı kaçınılmazdır” diyen Kurtaran, hem geçmişi yaşatmanın hem de yeni nesillere aktarmanın sorumluluğunu taşıdığını belirtti.
Kilis’te bir dükkânda tıkır tıkır işleyen saatler, aslında 6 kuşaktır süren bir emeğin ve sabrın sesi olmaya devam ediyor.