
Kilis’in tarihi Odun Pazarı semtinde, teknolojiye ve makineleşmeye direnç gösteren lezzetli bir gelenek yaşatılmaya devam ediyor. 36 yıldır kadayıf ustalığı yapan Mehmet Bekan, çocukluk yıllarında babasından devraldığı ata mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Fabrikasyon üretimin sektörü ele geçirdiği günümüzde, el emeği ve göz nuruyla hazırlanan el dökümü kadayıfın lezzet farkını savunan Bekan, bu zanaatı sadece bir geçim kaynağı değil, korunması gereken bir miras olarak görüyor.
EL DÖKÜMÜNÜN SIRRI: KALIN TEL VE YUMUŞAKLIK
Fabrikasyon üretim ile geleneksel el dökümü arasındaki temel farkları anlatan Mehmet Usta, makine üretiminin kadayıfın ruhunu öldürdüğünü ifade ediyor. El dökümü kadayıfın karakteristik özelliklerini şöyle özetliyor: "Hamur yoğrulup kıvama geldikten sonra özel el dökümü hunileriyle dökülür. Bu makine kadayıfı değildir. El dökümü olduğu için telleri biraz daha kalın, dokusu daha yumuşak ve şerbeti çekme kapasitesi daha yüksektir. Bu da son aşamada benzersiz bir lezzet sunar."
"3-5 SANİYE İLE LEZZETİ KAYBEDEBİLİRSİNİZ"
Kadayıf üretiminin her aşamasının büyük bir titizlik ve sabır gerektirdiğine dikkat çeken Bekan, özellikle pişirme süresinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ustalık becerisinin burada devreye girdiğini belirten Bekan, "Pişmeye 3-5 saniye kala toplarsanız o ürün hamur olur. Hamur olan kadayıfın ne lezzeti kalır ne de görüntüsü. Bu iş sabır ister; sabırsız hiçbir şey olmaz. İnsan sevmediği işi yaparsa yorulur, biz severek yaptığımız için her gün aynı azimle ateşin başındayız" dedi.
ÜÇÜNCÜ KUŞAK YOLDA: MİRASI OĞLU DEVRALACAK
Mehmet Bekan’ın 18 yaşındaki oğlu İbrahim Bekan da babasının yanında çıraklık eğitimini sürdürerek aile mirasına sahip çıkıyor. Genç yaşta geleneksel zanaata gönül veren İbrahim Bekan, "Ben bu işi para için değil, dedemden kalan mirası yaşatmak için yapıyorum. Çıraklık eğitimimi alırken bir yandan da babamın tecrübelerinden faydalanıyorum. Keyif alarak yaptığın iş her zaman güzeldir" sözleriyle mesleğin gelecekte de emin ellerde olacağının sinyalini verdi.
KİLİS MUTFAĞININ VAZGEÇİLMEZ DEĞERİ
Kilis mutfak kültüründe kadayıfın özel bir yeri olduğunu belirten mahalle sakinleri ve müşteriler, el dökümü kadayıfın yerini hiçbir makine üretiminin tutmadığını ifade ediyor. Odun Pazarı'ndaki bu küçük işletme, sadece bir tatlıcı değil, aynı zamanda şehrin kültürel belleğini temsil eden bir nokta olarak görülüyor. Geleneksel yöntemlerle üretilen kadayıflar, özellikle bayramlarda ve özel günlerde Kilis halkının bir numaralı tercihi olmaya devam ediyor.
Editör Notu
Mehmet Bekan ve oğlu İbrahim’in hikayesi, dijitalleşen dünyada el emeğinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Makine kadayıfının tek tip ve soğuk yapısına karşın, el dökümü kadayıfın her bir telinde bir ustanın nefesi ve sabrı var. Kilis’in Odun Pazarı’nda tüten o ocak, aslında sadece kadayıf pişirmiyor; bir kültürü, bir aile tarihini ve Anadolu’nun o meşhur "el lezzeti" kavramını ayakta tutuyor. Mirasın, genç kuşak tarafından "para için değil, vefa için" sahiplenilmesi ise haberin en umut verici detayıdır.
Kilis'teki bu el dökümü kadayıf geleneği hakkında ne düşünüyorsunuz? Fabrikasyon ürünler ile el emeği ürünler arasındaki lezzet farkı sizce de belirgin mi? Yorumlarınızı ve lezzet anılarınızı bekliyoruz.