Kayseri'de 44 Yıllık Usta 300 Yıllık Saatlere Hayat Veriyor

Kayseri'de 44 yıllık saat ustası İbrahim Çimen, 250-300 yıllık tarihi saatleri büyük bir ustalıkla onararak zamana meydan okuyor.

Haber Giriş Tarihi: 12.04.2026 22:30
Haber Güncellenme Tarihi: 12.04.2026 22:30

Kayseri'de 44 yıllık saat ustası İbrahim Çimen, 250-300 yıllık tarihi saatleri büyük bir ustalıkla onararak zamana meydan okuyor.

OKUYAMADI, SAATLERİN DOKTORU OLDU

Kayseri'de yaşayan İbrahim Çimen'in saat tamirciliği serüveni, 1981 yılında babasının vefatıyla başladı. Okuma şansı bulamadığı için meslek edinmek zorunda kalan Çimen, o günden beri 44 yıldır saat tamirciliği yapıyor. Mesleğini büyük bir tutkuyla yaptığını belirten usta isim, "Saatçiliğe başladım ama bu işi çok sevdim. Başka hiçbir iş yapmadım, yapamam. Saatlerin sistemini bilirseniz kolay" ifadelerini kullandı.

3 YÜZYILLIK SAATLERİN SIRRINI ÇÖZÜYOR

Sıradan saatlerin ötesinde 1650-1700'lü yıllardan kalma antika saatleri onaran Çimen, elindeki eski saatlerin özelliklerini şu sözlerle anlattı:

"Ben 250-300 yıllık saatleri tamir ediyorum, hepsinin sistemi birbirinden farklı."

"Örneğin elimdeki saat 1750 yılında çıkmış bir Fransız Pirior."

"Bu tarz eski saatlerde hem zemberek hem de zincir sistemi vardır. Biz bu zincir sistemini geliştirip, tamir ederek işimizi idame ettiriyoruz."

"TÜRKİYE'DE SAYILI USTALARDAN BİRİ"

Saat koleksiyoneri Bayram Ayzet ise İbrahim Usta'nın alanındaki ender isimlerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Eski saatlerin onarımının büyük bir ustalık gerektirdiğini vurgulayan Ayzet, "1650'li yıllardan itibaren cep saatleri var. Eskiden elektrikli aletler yokken ustalar her şeyi elleriyle yapmış. Bu tarz eski saatlerin bakım ve arızasını Türkiye'de yapan çok az kişi var. Kayseri bu konuda çok şanslı" diyerek Çimen'in sektördeki kıymetini özetledi.

EDİTÖRÜN NOTU: Teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği ve her şeyin dijitalleşip tüketildiği bir çağda, 300 yıllık mekanik saatlerin kalp atışlarını yeniden duyulur hale getirmek gerçek bir zanaatkarlık örneğidir. İbrahim Usta'nın çarklar ve zemberekler arasındaki bu sabırlı yolculuğu, emeğin ve ince işçiliğin zamana nasıl meydan okuduğunun en güzel göstergesi.