
Adalet Bakanlığının faili meçhul dosyaları incelemeye alması, 26 yıl önce Samsun'da kaybolan 5 yaşındaki Sinem'in ailesine umut ışığı oldu.
SOKAK ORTASINDA BİTEN ÇOCUKLUK Samsun'un İlkadım ilçesi Zeytinlik Mahallesi'nde takvimler 9 Haziran 2000'i gösteriyordu. O gün henüz 5 yaşında olan küçük Sinem Özdemir, evinin önünde oyun oynarken bir anda sırra kadem bastı. O karanlık cuma gününün üzerinden çeyrek asrı aşkın bir zaman geçti ancak küçük kızdan bir daha tek bir iz bile bulunamadı.
Geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanlığının 75 ildeki 638 faili meçhul dosyayı yeniden mercek altına alması, acılı ailenin yüreğindeki sönmeye yüz tutmuş ateşi yeniden harladı. Samsun'daki 5 şüpheli dosyadan biri olan Sinem'in akıbeti, adaletin tozlu raflarından inerek yeniden aydınlatılmayı bekliyor.
"YILLAR GEÇTİ, ÖMÜR GİTTİ" Bir babanın en büyük çaresizliğini tam 26 yıldır omuzlarında taşıyan 60 yaşındaki Mahmut Özdemir, kızı olmadan geçen yarım asırlık ömrünü derin bir iç çekişle anlatıyor. Güpegündüz kaybolan evladından gelecek bir haberi bekleyen acılı baba, yılların yorgunluğunu ve isyanını şu sözlerle dile getiriyor: -"Bu olayın ölü veya diri aydınlığa kavuşmasını istiyoruz. Biz her gün ölüyoruz." -"26 senedir ne çektiğimi bir Allah bilir. Bunu yürekli biri çıkacak ve çözecek." -"Kızım ölse, öldürülse bir ölüsü çıkacak. Ama öyle bir şey çıkmadığı zaman yaşıyor diye ümit ediyoruz."
SOKAKTAKİ YABANCIDA KIZINI ARAMAK Kayıp bir evladın ardından yaşamanın tarif edilemez bir yük olduğunu belirten Özdemir, hayatta kalmasını sağlayan tek şeyin "umut" olduğunu söylüyor. Her sabah yeni bir güne kızının hayatta olabileceği ihtimaliyle tutunan çaresiz baba, yürek burkan o acı gerçeği şu cümlelerle özetliyor: -"Yaşıyorsa şu anda 32 yaşına geldi. Belki de sokakta gördüm ama tanıyamadım." -"Gülüyorum, konuşuyorum ama acımı bastırmak için. İnsanın evladı kaybolursa ne hissettiğini ancak yaşayan bilir." -"İnsan ölüsünü ya da dirisini bilir, bir mezarı olur. Ama bizim öyle bir şeyimiz yok. Son nefesime kadar umudumu kaybetmeyeceğim."