Hobi Olarak Başladı, Şimdi Türkiye'ye Satıyor: Çile Usta

Kastamonu'da Çile Öztürk, hobi olarak başladığı ahşap oymacılığını mesleğe dönüştürdü. Selçuklu motifli eserleri Türkiye'nin dört yanına ulaşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 08.02.2026 18:39
Haber Güncellenme Tarihi: 08.02.2026 18:39

Türkiye'nin ağaç işçiliğiyle ünlü şehri Kastamonu'da, genellikle erkek egemen bir meslek olarak bilinen "ahşap oymacılığı", 45 yaşındaki Çile Öztürk'ün ellerinde yeniden yorumlanıyor. 2012 yılında sadece boş zamanlarını değerlendirmek için eline ıskarpela (oyma bıçağı) alan iki çocuk annesi Öztürk, bugün Türkiye'nin dört bir yanına Selçuklu ve Osmanlı motifli mobilyalar gönderen bir ustaya dönüştü.

"Yapamazsın" Diyenlere İnat Başardı

Çile Öztürk'ün hikayesi, aslında birçok kadının yaşadığı o ilk önyargıyla başlıyor. İşe ilk başladığında çevresinden "Bu erkek işi, zorlanırsın, yapamazsın" gibi tepkiler aldığını belirten Öztürk, pes etmek yerine daha çok çalışmayı seçmiş.

Öztürk, o süreci ve geldiği noktayı şu sözlerle anlatıyor: "Ahşap oyma, ruhun elle birlikte çalışmasıdır. Sadece bilek gücü değil, büyük bir sabır ister. Her kesik, ustalığın izini taşır. İlk zamanlar 'zor' diyenler, şimdi ortaya çıkan eserleri görünce takdir ediyor, teşekkür ediyor. Bu değişim beni çok mutlu ediyor."

Eşiyle Omuz Omuza Üretim

Çile Öztürk'ün bu başarısındaki en büyük destekçisi ise eşi. Atölyede tam bir iş bölümü ve uyum hakim. Eşi kapıların, masaların veya sandıkların kaba montajını ve marangozluk işlerini yaparken; Çile Usta, o ahşap yüzeylere hayat veren ince işçiliği, yani oymaları yapıyor.

Ortaya çıkan oymalı kapılar, sehpalar ve çeyiz sandıkları, üzerlerindeki Selçuklu yıldızları ve Osmanlı lale motifleriyle geçmişin estetiğini bugüne taşıyor.

Bir Fuar Hayatını Değiştirdi

Hobinin mesleğe dönüşmesi ise katıldığı bir fuarla olmuş. Evde yaptığı küçük sandıkları yerel bir ahşap fuarında sergileyen Öztürk, ürünlerin neredeyse tamamının satılmasıyla bu işin ticari potansiyelini keşfetmiş. "O günden sonra bu iş benim için sadece bir hobi değil, severek yaptığım bir meslek haline geldi" diyen Öztürk, şimdi siparişlere yetişmeye çalışıyor.

Ev Hanımlarına "Deneyin" Çağrısı

Ahşap oymayı bir "terapi" olarak gören Çile Öztürk, evde oturan kadınlara da sesleniyor: "Kadın isterse başaramayacağı hiçbir iş yoktur. Ev hanımlarımız korkmasın, denesinler. Kendilerini geliştirdikçe hem ruhlarına iyi gelen bir uğraş bulacaklar hem de aile bütçesine katkı sağlayacaklar."

Editörün Notu: "Kastamonu, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olabilecek kadar derin bir ahşap kültürüne sahip. Şehrin tarihi konaklarındaki o muazzam tavan göbeklerini, kapı tokmaklarını hatırlarsınız. Çile Hanım'ın yaptığı iş, sadece ticari bir faaliyet değil; 'Kündekari' gibi unutulmaya yüz tutmuş geleneksel ahşap sanatlarının, modern dünyada kadın eliyle yaşatılmasıdır. Bir kapı süslemesindeki o incecik kıvrımı oymak saatler sürer; bu yüzden bu ürünlere bakarken sadece ahşabı değil, o sabrı da görmek gerekir."

HABER ÖNERİSİ: Trabzonlu Kadınların El Emeği Katar ve ABD Yolcusu