Güvenli Yapı Hayati Öncelik...

6 Şubat depremlerinin yıldönümünde, kayıplar hüzünle anılırken uzmanlar bir kez daha güvenli yapılaşmanın önemine dikkat çekti. Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, “Depremi engelleyemeyiz ama can kayıplarını önleyebiliriz” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 18.01.2026 00:30
Haber Güncellenme Tarihi: 18.01.2026 00:30

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye’yi derinden sarsan depremlerin yıldönümünde, afetin yol açtığı büyük kayıplar bir kez daha anılıyor. Yaşanan yıkım, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini acı şekilde hatırlatmaya devam ediyor.

Türk Ytong Genel Müdürü Agah Durukal, 6 Şubat’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda sorumlulukları hatırlama günü olduğunu vurguladı.

Durukal, “Kayıplarımızı geri getiremeyiz ancak aynı hataları tekrar etmemek elimizde. Doğru zemin etüdü, doğru projelendirme, etkin denetim, standartlara uyum ve kaliteli yapı malzemesi kullanımı hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Bilimsel Planlama ve Kaliteli Malzeme

Türkiye’nin güçlü mühendislik birikimine ve üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Durukal, bu potansiyelin ancak deprem gerçeği merkeze alınarak anlam kazanacağını söyledi.

Bilimsel yaklaşım, akılcı planlama ve yönetmeliklere tam uyumun şehirlerin geleceği açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Durukal, kaliteli ve doğru malzeme seçiminin can güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.

Depreme Dayanıklılık Tek Başına Yeterli Değil

Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemek olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Durukal, şu başlıklara işaret etti:

Depreme dayanıklılık

Yangın güvenliği

Enerji verimliliği

Uzun yapı ömrü

Hafif yapı malzemelerinin deprem yükünü azalttığını, yanmaz ve yüksek performanslı malzemelerin ise hem can hem yapı güvenliği açısından kritik rol oynadığını belirtti.

Sanayi Yapıları da Risk Altında

Türkiye’nin güçlü bir üretim ülkesi olduğunu hatırlatan Durukal, yalnızca konutların değil sanayi tesislerinin de deprem güvenliği açısından ele alınması gerektiğini söyledi.

Olası bir depremde üretim tesislerinde yaşanacak hasarların sadece can kaybına değil, ekonomik sürekliliğin kesintiye uğramasına da yol açabileceğini belirten Durukal, afetlere dirençli bir sanayi altyapısının sürdürülebilir kalkınma için şart olduğunu ifade etti.

“Güvenli Şehirler Ortak Sorumluluğumuz”

Durukal, güncel deprem yönetmeliğine eksiksiz uymanın hem büyük bir sorumluluk hem de vatandaşlık görevi olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“6 Şubat’ı bir daha yaşamamanın yolu, yapıları kurallara uygun ve daha güvenli inşa etmekten geçiyor. Bu hepimizin ortak sorumluluğudur.”

6 Şubat depremleri, yalnızca bir tarih değil; şehirleri bilim, mühendislik ve sorumluluk bilinciyle yeniden düşünmenin zorunluluğunu hatırlatan bir dönüm noktası olarak hafızalardaki yerini koruyor.