
Gaziantep’in Oğuzeli ilçesi, Anadolu’nun en hüzünlü ve en bilinen hikayelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Güzelliği, vatan hasreti ve yaşadığı trajik aşkla filmlere, türkülere konu olan "Ezo Gelin", bu kez Oğuzeli Belediyesi ve İlçe Halk Eğitim Müdürlüğü’nün iş birliğiyle kurulan özel bir atölyede hayat buluyor. İlçede kadın istihdamını artırmak ve yerel kültürü gelecek nesillere aktarmak amacıyla açılan kursta bir araya gelen 12 kadın kursiyer, el emeği göz nuru "Ezo Gelin" bebeklerini üretiyor.
Vatan Hasretiyle Biten Bir Ömür: Ezo Gelin Kimdir?
Atölyede üretilen bebekler, sadece birer oyuncak olmanın ötesinde, Barak Ovası’nın derin kültürünü ve yaşanmış bir hayat hikayesini temsil ediyor. Kursun usta öğreticisi Birgül Ballıoğlu, 1900’lü yıllarda Oğuzeli’nin Uruş köyünde dünyaya gelen Ezo Gelin’in hikayesini, ürettikleri bebeklerle anlattıklarını belirtti. Güzelliği ve cesaretiyle nam salan Ezo Gelin’in, "berdel" usulüyle Şitto Hanifi ile evlendiğini ancak bu evlilikte mutluluğu bulamadığını ifade eden Ballıoğlu, Ezo Gelin'in daha sonra Suriye’ye gelin gittiğini hatırlattı. Vatan hasretiyle yanıp tutuşurken Suriye’de yakalandığı bir hastalık sonucu vefat eden Ezo Gelin’in naaşı, vasiyeti üzerine ve valilik izniyle yıllar sonra doğduğu topraklara, Uruş köyüne geri getirilmişti. Bugün atölyede üretilen her bebek, bu hüzünlü hikayenin ve Barak Ovası’ndaki Türkmen boylarının giyim kuşam kültürünün bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.
Bir Bebeğin Yapımı Tam Bir Gün Sürüyor
Oğuzeli Belediyesi’nin tescilli ve patentli ürünü olan Ezo Gelin bebeklerinin üretimi, büyük bir sabır ve emek gerektiriyor. Kurs süresinin bir yıl olduğunu belirten Ballıoğlu, üretimin zorluklarına dikkat çekti. Atölyeye çıplak halde gelen bebekler, 12 kadın kursiyer tarafından baştan aşağı donatılıyor. Barak kültürüne özgü başörtüsünden ayağındaki yemenisine kadar her detay, kadınların elinde şekilleniyor.
İşçiliğin ne denli zahmetli olduğunu vurgulayan Ballıoğlu, "Bu bebekleri ilmek ilmek dokuyoruz. O kadar detaylı bir çalışma ki, bir kadın günde sadece bir tane bebek üretebiliyor" dedi. Tamamen el işçiliğiyle hazırlanan bu bebekler, seri üretim oyuncaklara inat, Anadolu kadınının zarafetini ve üretkenliğini simgeliyor.
Kısıtlı İmkanlara "Can Suyu" Oldu
Projenin kültürel boyutunun yanı sıra ekonomik boyutu da bölge kadınları için hayati önem taşıyor. Küçük bir ilçe olması sebebiyle iş imkanlarının kısıtlı olduğu Oğuzeli’nde, bu atölye kadınlara nefes oldu. Usta öğretici Ballıoğlu, kurs sayesinde kadınların hem meslek öğrendiğini hem de aile bütçelerine katkı sağladığını belirtti. Üretilen bebekler, Oğuzeli Belediyesi tarafından teslim alınarak belediye tesislerinde ve internet sitesi üzerinden satışa sunuluyor. Elde edilen gelir ise kadınlara ekmek kapısı oluyor. Ballıoğlu, kadınlara bu imkanı sağlayan Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin’e teşekkür ederek, kursiyerlerin ileride kendi iş yerlerini açabilecek donanıma eriştiklerini de sözlerine ekledi.
EDİTÖRÜN NOTU: BİR BEBEKTEN FAZLASI
"Bugün herhangi bir oyuncakçıya girdiğinizde, fabrikasyon üretimi binlerce plastik bebekle karşılaşırsınız. Ancak Oğuzeli'ndeki kadınların ürettiği Ezo Gelin bebekleri, o raflardaki oyuncaklardan çok farklı bir ruh taşıyor. Bir bebeğin yapımının tam bir gün sürmesi, emeğin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Ama daha önemlisi, o bebeklerin üzerindeki kıyafetler, aslında vatanına hasret giden bir kadının ve koca bir Barak kültürünün mirası. Bu projeyi sadece 'hediyelik eşya üretimi' olarak değil, bir kültürün naylona ve plastiğe karşı direnişi olarak okumak gerek."
HABER ÖNERİSİ: 30 YILLIK EMEK DEVLET NİŞANIYLA TAÇLANDI