Geçmiş bu dükkanda yaşıyor

Haber Giriş Tarihi: 27.08.2026 11:19
Haber Güncellenme Tarihi: 27.08.2026 11:19
https://www.haberxr.com/
Düzce’nin Akçakoca ilçesinde tarihi Mahalle Pazarı’nda antikacılık yapan Mehmet Kral, "Eski olsun, benim olsun" sloganıyla çıktığı yolda 1 metrelik alandan 200 metrekarelik dükkana ulaştı. Yaklaşık 150 yıllık eşyalardan Çanakkale Savaşları döneminden kalan parçalara kadar geçmişin izlerini bir araya getiren Kral, ziyaretçilerini adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor.
Antikacı Mehmet Kral, bir metrekarelik alanda başladığı antikacılık serüvenini yıllar içerisinde büyüterek 200 metrekarelik bir alana taşıdı. Yaklaşık 150 yıllık eşyalardan Çanakkale Savaşları döneminden kalma parçalara kadar çok sayıda ürünü sergileyen Kral, eski eşyaların insanlarda geçmişe dair hatıraları yeniden canlandırdığını söyledi.
Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nda bulunan Antikacı Mehmet Kral, yaklaşık 10 yıl önce kurulan pazarda başlayan hikayesini ve zaman içerisinde büyüttüğü antika dükkanını anlattı. İlk dönemlerde yalnızca yöneticilik yaptığını belirten Kral, daha sonra antikacılığa yöneldiğini ve küçük bir alanda başladığı işini 200 metrekareye kadar büyüttüğünü söyledi.
Yaptığı işi severek sürdürdüğünü ifade eden Mehmet Kral, antikacılığın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını belirterek şöyle konuştu "Buraya pazar kurulalı 10 yıl oldu. 1 yıl hiçbir şey yapmadım. Sadece durup yöneticilik yaptım. Sonradan böyle bir şey yapmaya karar verdim. Bir metre ile başladık Allah’a şükür 200 metrekareye kadar çıktık. Bu işi de severek yapıyorum. Hem zevkli hem yorucu bir iş. Dışarıdan bakıldığı gibi kolay bir iş değil. Burada en eski 150 yıllık eşya vardır. Bakır ibrikler falan var. Çanakkale savaşlarından kalma yani 1. Dünya Savaşı’ndan kalma karavanım var. Mesela o ürün satılık değildir. Onu sadece burada sergiliyorum."

Ürünlerini müşterilerinden temin ediyor
Dükkanındaki ürünleri başka antikacılardan satın almadığını, müşterilerinden temin ettiğini anlatan Kral, takas yöntemini de kullandığını söyledi. Mehmet Kral, "Buradaki ürünlerin tamamını müşterilerimden alıyorum. Antikacılara gidip ürün almıyorum. Onlar evlerindeki herhangi bir ürünü bana getiriyorlar, ben de onlara buradan başka bir ürün verip takas yapıyorum. Para bir yana mal bir yana diyorum. ‘Eski olsun benim olsun’ sloganı ile bu yola devam ediyorum" şeklinde konuştu.

Gaz lambasından 6 kiloluk ütülere kadar birçok eşya var
Mağazada farklı dönemlere ait çok sayıda eşyanın bulunduğunu dile getiren Kral, özellikle eski ürünlerin ziyaretçileri geçmişe götürdüğünü ifade etti. İnsanların çocukluklarında veya büyüklerinin evlerinde gördükleri eşyalarla karşılaştıklarında hatıralarını anlattıklarını belirten Kral, bundan mutluluk duyduğunu söyledi.
Kral, "Mağazamızda eskiden yeniye de ürünler bulunuyor. Mesela gelenler ‘Bunu çocukluğumda görmüştüm’ diyorlar. Gaz lambalarını görünce ‘ders çalışmıştık’ diyorlar. Bunları anlattıklarında ben de gurur duyuyorum. Bazı ürünleri dedelerinin evlerinde görmüş olmaları bile beni mutlu ediyor. Burada 6 kiloluk ütüler var. Közlü ütü var. İçten yanmalı ütü var. Eskiden en son model ütüye kadar burada ürünler var" dedi.

"Eski ayrı, antika ayrı"
Eski eşya ile antika kavramlarının sıklıkla birbirine karıştırıldığını vurgulayan Mehmet Kral, bir eşyanın eski olmasının tek başına antika olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığını ifade etti. Kral, "Öncelikle eski ürün ile antika ürünü birbirine karıştırmamak gerekiyor. Eski ayrı bir olay, antika ayrı bir olay. Antikada bir yaşanmışlık, bir damga, o döneme ait bir şey olanlar antika oluyor. Ama burada sergilenen birçok ürüne biz eski diyoruz. Daha iyi olanlara da yeni ürün diyoruz. Burada hepsinden de var. Burada eski, yeni, antika hepsi karışık bulunuyor" ifadelerini kullandı.