
Şahinbey Belediye Başkanı Tahmazoğlu, yapımında 9 bin 300 metre tel kullanılan el emeği göz nuru külliye tablosunu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim etti.
Gaziantep Şahinbey Belediyesi, mimari ihtişamı geleneksel el sanatlarıyla harmanlayan oldukça anlamlı bir Ankara ziyaretine imza attı. Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile beraber gerçekleştirdiği başkent mesaisinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşine az rastlanır incelikte bir hediye sundu.
90 GÜNLÜK MESAİ, ÇEYREK MİLYON ÇİVİ
İki yıl evvel bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla ibadete açılan ve Türkiye'nin en büyük ikinci camisi unvanını taşıyan Şahinbey Millet Camii ve Külliyesi, bu kez filografi sanatının o meşakkatli tezgahında ölümsüzleştirildi.
Devasa eserin arkasındaki sanatsal emeğin rakamsal boyutu ise adeta dudak uçuklatıyor:
Belediyenin meslek edindirme kurslarında görevli bir usta öğretici ve dört yetenekli kursiyer, bu eser için tam 90 gün boyunca aralıksız ter döktü.
İhtişamlı yapının detaylarını ahşap zemin üzerinde milimetrik olarak var edebilmek için tabloya tam 225 bin 648 adet çivi çakıldı.
Çivilerin arasındaki o muazzam görsel dokuyu oluşturmak için ise tam 9 kilometre 300 metre uzunluğunda bakır tel örüldü.
Gaziantep'e asırlar boyu yaşayacak devasa bir eser bırakmanın haklı gururunu taşıdıklarını belirten Başkan Tahmazoğlu, sanatla taçlanan bu Başkent buluşmasını şu sözlerle anlattı:
"Bugün ise bu kıymetli eserin, filografi sanatıyla 225 bin 648 adet çivi ve 9 bin 300 metre tel kullanılarak hocamız ve 4 kursiyerimiz tarafından 90 günde hazırlanan tablosunu Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a takdim ettik."
EDİTÖRÜN NOTU: Bir çiviyi tahtaya çakıp etrafından tel geçirmek uzaktan bakıldığında basit bir el becerisi gibi algılanabilir. Ancak filografi, aslında insan sabrının ve geometrinin test edildiği en ağır sınavlarından biridir. Çeyrek milyona yakın çivinin milimetrik hesaplarla ahşaba dizilmesi ve aralarından kilometrelerce telin kusursuz bir matematikle geçirilmesi, sıradan bir hobi çalışmasının çok ötesinde, muazzam bir odaklanma gerektirir. Yerel yönetimlerin bünyesinde açılan bu tarz meslek ve el sanatları kurslarının, sadece vakit geçirilen sosyal alanlar olmaktan çıkıp, devletin zirvesine sunulacak kalitede kusursuz şaheserler üreten profesyonel atölyelere dönüşmesi, Anadolu'nun gizli kalmış sanatsal potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor.