
Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki Kader Sevimli, isminin ağırlığını omuzlarında taşıyan bir yaşam savaşçısı. Doğuştan elleri gelişmeyen ve tüm hayatını ayaklarını kullanarak idame ettiren Kader, şimdi de 'skolyoz' (omurga eğriliği) nedeniyle felç kalma riskiyle karşı karşıya.
Hayata 6 çocuklu bir ailenin en küçüğü olarak gözlerini açan Kader, ellerini kullanamasa da pes etmedi. Ayaklarını elleri gibi kullanmayı öğrendi; telefon kullanıyor, yazı yazıyor, kitap okuyor ve hatta ev işlerine yardım ediyor. Ticaret meslek lisesini bitirip stajını tamamlayan genç kızın azmi, görenleri hayran bırakıyor. Ancak Kader'in önünde şimdi aşılması gereken çok daha büyük bir dağ var.
Kiralık Cihazla Ayakta Duruyor
İleri derecede omurga eğriliği (skolyoz) bulunan Kader, şu anda bir medikal firmasından 300 bin liraya kiralanan özel bir cihaz sayesinde dik durabiliyor. Omurgasının iç organlarına baskı yapmasını engellemek ve felç riskini azaltmak için 4 Şubat'ta Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde iki aşamalı, hayati bir ameliyata girecek.
"Ailem Karşılayamıyor, Desteğe İhtiyacım Var"
Tüm risklere rağmen yaşama sıkı sıkıya tutunan Kader, "Küçükken hep hemşire olmak istiyordum, durumumdan dolayı maalesef olamıyorum. Ameliyattan sonra eve kapanmak istemiyorum, sağlığıma kavuşup çalışmak istiyorum. Ancak cihazların parasını ailem karşılayamıyor, yardımlarınızı bekliyorum" diyerek hayırseverlere seslendi.
Fedakar Anne: "Okusun Diye Kapısında Bekledim"
Kızının eli ayağı olan anne Fatma Sevimli ise, "Köydeydik, onu okula götürdüm. O dersteyken ben dışarıda bekledim. Kendi okumam yazmam yoktu, onun olsun diye uğraştım. Ne yaptıysa kendi çabasıyla yaptı" sözleriyle duygulandırdı. Anne-babanın ayrı olduğu ve ailenin maddi gücünün yetersiz olduğu belirtildi.
EDİTÖRÜN NOTU: O ELLERİ TUTMAK BOYNUMUZUN BORCU
"Açıkçası Kader'in hikayesini okurken insan kendi dertlerinden utanıyor. Elleri yok ama ayaklarıyla yazı yazıp liseyi bitiren, stajını yapan bir azim abidesi... İsmi 'Kader' ama o kaderine boyun eğmemiş, savaşmış. Şimdi 4 Şubat'ta bıçak altına yatacak. O ameliyat masasına yatarken aklında 'Babam cihazın parasını nasıl ödeyecek?' sorusu olmamalı. Devletimiz büyüktür, hayırseverlerimiz merhametlidir. Bu kızımızı o ameliyattan sonra eve hapsetmeyelim, ona uygun bir iş ve yaşam alanı sağlamak, tutamadığı elleri olmak hepimizin vicdan borcudur. Dualarımız Kader'le..."
HABER ÖNERİSİ: DOĞAN HASTANEDE, EVLENEN SİSTEMDE KAYDOLDU: BÜROKRASİDE 'KAĞIT' DEVRİ KAPANDI