Elazığ’da İftar Mesaisi: Fırınlarda Tepsi Yemeği Yoğunluğu Başladı!

Elazığ’da Ramazan ayının gelmesiyle mahalle fırınları tepsi yemekleriyle doldu. Fırıncı Nevzat Kızılelma, "Saat 16.00'dan sonra yer kalmıyor" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 27.02.2026 23:00
Haber Güncellenme Tarihi: 27.02.2026 23:00

Gastronomi kültürüyle öne çıkan Elazığ’da, Ramazan ayının vazgeçilmez geleneği olan "fırın yemekleri" mesaisi tüm hızıyla sürüyor. İftar saati yaklaştıkça vatandaşlar, evlerinde hazırladıkları tepsileri odun ateşinde pişmesi için mahalle fırınlarına taşıyor. Kent genelindeki fırıncılar, binlerce tepsi yemeğini iftar sofralarına yetiştirmek için yüksek sıcaklık altında yoğun bir çaba sarf ediyor. Odun ateşinde pişen yemeğin lezzetinin bir başka olduğunu belirten esnaf, talepleri karşılamakta zaman zaman zorlanıyor.

"ÖĞLEDEN SONRA CİDDİ YOĞUNLUK OLUYOR"

Elazığ’da fırın işletmeciliği yapan Nevzat Kızılelma, Ramazan ayının şehirde çok farklı bir atmosferde geçtiğini ifade etti. Kızılelma, "Fırın kültürümüz ve yemeklerimiz bu ayda ön plana çıkıyor. Vatandaşlarımız imkanları ölçüsünde çeşitli yemekler yaptırıyor. Sadece tepsi yemekleri değil; peynirli ekmeğimiz, yağlı ekmeğimiz ve pidelerimiz de büyük ilgi görüyor. Öğleden sonra fırınlarımızda çok ciddi bir yoğunluk oluşuyor. Akşam üstü 16.00 ile 17.00’den sonra artık yeni tepsi kabul edemiyoruz çünkü ekmek üretimine odaklanıyoruz" dedi.

GENÇLERE "YEMEĞİ ERKEN GETİRİN" UYARISI

Yemeklerin tam kıvamında pişmesi için zamanlamanın önemine dikkat çeken Kızılelma, özellikle genç kuşaklara tavsiyelerde bulundu. Deneyimli vatandaşların sistemi bildiğini ancak gençlerin bazen geç kaldığını belirten usta fırıncı, "Vatandaşlarımız yemeklerini ne kadar erken getirirlerse ustalarımız o kadar iyi ilgilenebilir. Siparişleri yetiştirmek için dakikalarla yarışıyoruz. Erken teslim edilen yemekler hem daha iyi pişiyor hem de karmaşanın önüne geçiliyor" açıklamasında bulundu.

ODUN ATEŞİNİN LEZZET SIRRI

Elazığlılar, evlerindeki fırınlar yerine mahalle fırınlarını tercih etmelerinin en büyük sebebinin odun ateşinin verdiği isli ve eşsiz aroma olduğunu söylüyor. Yavaş yavaş, yüksek ısıda pişen patlıcan tavalar, kağıt kebapları ve tepsi kebapları, Elazığ’ın iftar sofralarının baş tacı olmaya devam ediyor. Esnafın bu yorucu ama bereketli mesaisi, sahur vaktine kadar devam eden pide üretimiyle birleşerek şehrin Ramazan ruhunu canlı tutuyor.

Editör Notu

Elazığ’daki mahalle fırınları, sadece ekmek üretilen yerler değil; aynı zamanda bir şehrin mutfak hafızasının korunduğu merkezlerdir. Nevzat Kızılelma’nın "saat uyarısı", aslında bir şehir kültürünün disiplinini yansıtıyor. 2026 Ramazan'ında da görüyoruz ki, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, odun ateşinde pişen bir tepsi yemeğinin yerini hiçbir modern fırın tutamıyor. Fırıncı esnafımızın bu sıcak ve lezzetli mesaisini takdirle karşılıyoruz.

Elazığ’ın fırın yemekleri kültürünü daha önce deneyimlediniz mi? Sizin favori "tepsi yemeğiniz" hangisi? Fırıncıların yoğunluğu hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı ve lezzet önerilerinizi bekliyoruz.