
Geleneksel ticaret anlayışının hızla değiştiği ve modern alışveriş alışkanlıklarının ön plana çıktığı günümüzde, sokak kültürünün en önemli simgelerinden biri olan tablacılık mesleği var olma mücadelesi veriyor. Diyarbakır ilinin Çermik ilçesinde yaşayan altmış yaşındaki Selahattin Peker, bu unutulmaya yüz tutmuş geleneğin en sadık temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yalnızca bir geçim kaynağı olmanın ötesinde, geçmişin o sıcak esnaflık kültürünü günümüze taşıyan Peker, alın teriyle şekillenen yarım asırlık bir hikayenin başrolünde yer alıyor. İlçenin sosyal yaşamının değişmez bir parçası haline gelen bu serüven, babadan oğula geçen bir zanaatın aidiyet duygusunu gözler önüne seriyor.
ON BEŞ YAŞINDA BAŞLAYAN YARIM ASIRLIK SERÜVEN
Selahattin Peker'in bu meslekle tanışması, hayatının henüz çok erken bir dönemine, on beş yaşına tekabül ediyor. O yıllarda babasının yanında çırak olarak tablacılığın inceliklerini öğrenmeye başlayan Peker, sokak ticaretinin zorluklarını ve esnaflığın yazılı olmayan ahlaki kurallarını bizzat yaşayarak tecrübe etti. Babasının vefat etmesinin ardından tezgahın sorumluluğunu tek başına üstlenen Peker, kendisine bırakılan bu manevi mirası aynı dürüstlükle devam ettirme kararı aldı. Tam kırk beş yıldır yazın sıcağına veya kışın dondurucu soğuğuna aldırış etmeden mesaisini sürdüren emektar esnaf, babasından devraldığı bu bayrağı gururla taşıyor. Geçen onca yıla rağmen işine olan bağlılığından hiçbir şey kaybetmeyen Peker, her sabah aynı motivasyonla tezgahının başına geçiyor.
KAYMAKAMLIK ÖNÜNDE GÜNDELİK İHTİYAÇLAR KARŞILANIYOR
Çermik ilçesinin en işlek ve merkezi noktalarından biri olan kaymakamlık binasının önü, Selahattin Peker'in yıllardır değişmeyen çalışma alanı olarak biliniyor. Vatandaşların yoğun olarak kullandığı bu güzergahta kurduğu tablasında, günlük hayatta herkesin anlık olarak ihtiyaç duyabileceği çeşitli temel malzemelerin satışını gerçekleştiriyor. Emeğiyle verdiği bu onurlu hayat mücadelesi, sadece ilçe halkı tarafından değil, yerel yöneticiler tarafından da büyük bir takdirle karşılanıyor. Yetkililer, geleneksel sokak esnaflığının yaşatılmasına ve Peker'in rızık arayışına destek olmak amacıyla, kaymakamlık önündeki bu özel alanı kendisine tahsis ederek tablacılık kültürünün ilçede nefes almasına olanak tanıyor. Devletin ve yerel yönetimin bu duyarlı yaklaşımı, küçük esnafın korunması adına da örnek teşkil ediyor.
HELAL RIZKIN VE ALIN TERİNİN LEZZETİ BİR BAŞKA
İlçe sakinleri tarafından yakından tanınan ve güler yüzüyle bilinen Selahattin Peker, mesleğine duyduğu derin sevgiyi her fırsatta dile getiriyor. Babadan kalma bir işi sürdürmenin kendisine ayrı bir manevi huzur verdiğini belirten emektar esnaf, alın teri dökerek ve büyük bir emek harcayarak kazanılan helal rızkın lezzetinin başka hiçbir şeyde bulunmadığını vurguluyor. Hayatını kendi ayakları üzerinde durarak ve sadece kendi emeğine güvenerek inşa eden Peker'in bu duruşu, genç nesillere de çalışma ahlakı konusunda sessiz ama güçlü bir mesaj veriyor. Çermik sokaklarında yankılanan bu hayat mücadelesi, dürüstlüğün ve kanaatkarlığın toplum nezdinde her zaman en yüksek itibarı gördüğünü bir kez daha kanıtlıyor.