Çocuklardaki Şiddetin Asıl Sebebi: Ekranlar ve Kültür Savaşları

Prof. Dr. Eker, çocuklardaki şiddet eğiliminin temelinde dijitalleşmeyle tetiklenen kültür savaşları ve ekran bağımlılığı olduğunu vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 21.04.2026 03:00
Haber Güncellenme Tarihi: 21.04.2026 03:00
https://www.haberxr.com/

Prof. Dr. Eker, çocuklardaki şiddet eğiliminin temelinde dijitalleşmeyle tetiklenen kültür savaşları ve ekran bağımlılığı olduğunu vurguladı.

BİLİNÇALTINI HEDEF ALAN GÖRSEL KÜLTÜR

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Eker, son dönemde artan okul saldırıları ve gençlerin kendilerine zarar verme eğilimlerinin ardındaki psikolojik nedenleri değerlendirdi. "Öldürücü Hazzın Sarmal Anatomisi" başlıklı çalışmasıyla çocukların şiddete yönelimini araştıran Eker'e göre; bebeklikten itibaren maruz kalınan endüstriyel görsel kültür, çocukların bilinçaltını yönlendirerek normal hayata aykırı kararların kolayca alınmasına neden oluyor.

"SİLAHTAN DAHA YIKICI BİR SAVAŞ"

Gençleri şiddete ve yıkıma sürükleyen temel sorunun bir "kültür savaşı" olduğunu belirten Prof. Dr. Eker, çarpıcı tespitlerde bulundu:

Teknoloji kültürünün egemen olduğu dijital çağda, sanal dünya ile gerçek dünya kıyaslaması gençlerde maneviyat boşluğu ve olumsuzluklar yaratıyor.

Çocukların maruz kaldığı tüm sosyal acıların temelinde yatan bu kültür savaşları, ateşli silahlardan ve bombalardan çok daha yıkıcıdır.

Kültür yok olursa gelecek de yok olur. Bu nedenle gençlerin üzerindeki pedagojik hedeflerin çok daha düzenli ve sistematik planlanması şarttır.

YENİ AKRAN ARTIK "EKRAN" OLDU

Küresel kültür endüstrisinin gençliğin sosyal yapısını bozduğuna dikkat çeken Eker, fiziksel etkileşimin ve takım oyunlarının yerini dijital izolasyonun aldığını vurguladı: "Çocuklar evinde, odasında, tekil ve bireysel oyunlarla ekran karşısında yaşıyor. Ekran, çocukların en büyük akranı haline geldi. Moda, medya ve tüketim sektörlerinin birleştiği bu kaos endüstrisi, çocukların anne-baba ve sosyal çevresiyle olan bağlarını koparıyor."

ERKEN BÜYÜME, ERKEN ÇÖKÜŞ

Teknolojinin öğrenme ve büyüme süreçlerini aşırı hızlandırdığını söyleyen Eker, çocukların çok erken yaşlarda dış dünyayla kontrolsüzce tanışmasının büyük bir pedagojik sorun olduğunu ifade etti. Bu hızlı büyümenin erken hedef kaybı ve "geleceksizlik" hissine yol açtığını belirten Eker, durumu şu sözlerle özetledi: "Naif bir köylü heykeltıraşımızın ‘Çocukluğuma doğru büyümek istiyorum’ sözü çok anlamlıdır. Maalesef bugün çocuklarımız hızlı büyüme ile o saflıktan ve doğallıktan hızla uzaklaşıyor."

EDİTÖRÜN NOTU: Dijitalleşmenin getirdiği sanal dünyanın, çocuklarımızın ruhsal ve sosyal gelişiminde onarılması zor tahribatlara yol açtığı artık bilimsel bir gerçek. Ekrana hapsolan ve kendi odasında yalnızlaşan nesilleri bu dijital kültür savaşından korumak, sadece ailelerin değil tüm toplumun en öncelikli meselesi olmalıdır.