
Giresun’un Görele ilçesinde geçtiğimiz pazartesi akşamı yaşanan olay, Ramazan ayının hoşgörü ve dayanışma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kumyalı Mahallesi’ndeki Şehitlik Camii'nde görev yapan İmam Şenol Yılmaz, teravih namazı öncesi minberde beklenmedik bir sürprizle karşılaştı. Bir grup gencin bıraktığı "Bu akşam Fener maçı var, vaazı kısa tut, namazı çabuk kıldır" yazılı not, hem cemaati hem de sosyal medya kullanıcılarını gülümsetti.
"MASUM BİR İSTEK OLARAK GÖRDÜM"
Namaz öncesi kürsüye çıktığında kağıdı fark eden İmam Şenol Yılmaz, o akşam oynanacak Fenerbahçe-Kasımpaşa maçından haberdar olmadığını belirtti. Cami cemaatinin büyük bir kısmını gençlerin oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, "Genç kardeşlerimizle uzun yıllara dayanan bir gönül bağımız var. Cami derslerinden spora kadar her alanda beraberiz. Bu notu masum ve samimi bir istek olarak değerlendirdim. Taleplerine kayıtsız kalmak istemedim" dedi.
TADİL-İ ERKÂNDAN TAVİZ VERİLMEDİ
İmam Yılmaz, gençleri maça yetiştirirken ibadetin esaslarından da ödün vermediklerini vurguladı. Teravih namazını yine kurallara (tadil-i erkân) uygun şekilde kıldırdıklarını söyleyen Yılmaz, zaman kazanmak için uyguladığı yöntemi şu sözlerle anlattı: "Vaazımızı ezan saatiyle birlikte bitirdik. Normalde her dört rekatta bir okuduğumuz ilahi ve kasideleri bu kez biraz kısalttık. Böylece hem ibadetimizi huşu içinde yaptık hem de gençlerimizin isteğini yerine getirdik."
CAMİ AVLUSUNDA RAMAZAN SOHBETLERİ
Namazın ardından gelenekselleşen cami avlusu sohbetleri de hız kesmeden devam etti. Şehitlik Camii'nin çay ocağında cemaate ikramlarda bulunan İmam Şenol Yılmaz, Ramazan'ın gençlerle birlikte çok daha canlı geçtiğini dile getirdi. Gençlerin camiye olan ilgisinden memnun olduğunu belirten Yılmaz, bu tür samimi diyalogların cami ve toplum arasındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.
Editör Notu
Giresun Görele’den gelen bu haber, din görevlilerimizin toplumun her kesimiyle kurduğu köprünün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. İmam Şenol Yılmaz’ın gençlerin futbol tutkusuna gösterdiği bu babacan yaklaşım, caminin sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda hayatın kalbinin attığı sıcak bir yuva olduğunu kanıtlıyor. Gençlerin "Hocam bizi maça yetiştir" demesi, aslında camiye olan aidiyet duygularının bir sonucudur. Din ve hayatın bu denli zarifçe harmanlanması, 2026 Ramazan'ının unutulmaz anektodlarından biri olarak hafızalarda kalacak.
Siz mahallenizdeki camide böyle samimi bir notla karşılaşsaydınız ne düşünürdünüz? Din görevlilerinin gençlerin sosyal hayatına bu denli uyum sağlaması hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.