
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, antidepresan kullanımındaki artışın dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirterek bu durumun depresyon oranlarının aynı hızda arttığı anlamına gelmediğini ifade etti.
Prof. Dr. Tarhan, dünya genelinde majör depresyon oranının yaklaşık yüzde 17 civarında olduğunu belirterek, buna rağmen antidepresan kullanımının çok daha hızlı arttığını söyledi. Tarhan, birçok kişinin bu ilaçları yalnızca depresyon tedavisi için değil, farklı sağlık sorunları nedeniyle de kullanabildiğine dikkat çekti.
Son yıllarda farklı branşlardan hekimlerin de antidepresan reçete edebildiğini ifade eden Tarhan, kalp rahatsızlığı yaşayan hastalara dahi bazı durumlarda antidepresan verilebildiğini belirtti. Bu nedenle ilaç kullanımındaki artışın doğrudan depresyon vakalarının arttığını göstermediğini vurguladı.
Verilere göre antidepresan kullanımının son 10 yıl içinde kutu bazında yüzde 50’nin üzerinde arttığını ifade eden Tarhan, bu artışın küresel ölçekte görüldüğünü ancak Türkiye’de daha hızlı bir yükseliş yaşandığını söyledi.
Tarhan’a göre bu artışın arkasında yalnızca tıbbi nedenler değil, toplumsal ve kültürel değişimler de bulunuyor. Modern yaşamın getirdiği konfor kültürünün bireylerin olumsuz duygulara karşı toleransını azalttığını belirten Tarhan, insanların en küçük moral bozukluğunda bile hızlı çözümler aradığını ifade etti.
Depresyonun çoğu zaman hayatın doğal bir parçası olan duygusal iniş çıkışlarla karıştırılabildiğini dile getiren Tarhan, kısa süreli moral bozukluklarında hemen ilaç kullanımına yönelmenin doğru olmadığını söyledi.
Tarhan, modern toplumlarda “konformizm” olarak tanımlanan konforculuk ve rahatçılık eğiliminin giderek yaygınlaştığını belirterek, insanların sıkıntı ve üzüntü gibi duygularla baş etmek yerine bunları hızla bastırmaya çalıştığını ifade etti.
Sosyal medyanın da beklenti düzeyini yükselttiğini söyleyen Tarhan, insanların sürekli olarak mükemmel hayat görüntülerine maruz kalmasının kendilerini yetersiz hissetmelerine yol açabildiğini belirtti.
Öte yandan antidepresanların küresel ölçekte büyük bir ekonomik sektör haline geldiğini ifade eden Tarhan, mevcut pazarın yaklaşık 37 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu söyledi.
Tarhan, önümüzdeki yıllarda bu pazarın daha da büyümesinin beklendiğini belirterek, 2024 ile 2034 yılları arasında antidepresan kullanımının yüzde 100 oranında artabileceğine dair öngörüler bulunduğunu aktardı.
Bu nedenle ruh sağlığının korunmasına yönelik önleyici çalışmaların büyük önem taşıdığını ifade eden Tarhan, psikolojik dayanıklılığın güçlendirilmesinin ilaç kullanımını azaltmada önemli rol oynayabileceğini söyledi.
Uzmanlara göre bireylerin stresle başa çıkma becerilerini geliştirmesi, sosyal destek ağlarını güçlendirmesi ve psikolojik dayanıklılık kazanması depresyon riskini azaltan önemli faktörler arasında yer alıyor.