
Ankara'da saatçilik yapan Tuncay Terli, çırak yetişmediği için yarım asırlık mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
YARIM ASIRLIK BABA MESLEĞİ
Ankara'nın Ulus semtindeki Saatçiler Çarşısı'nda (Alsancak İş Hanı) esnaflık yapan 60 yaşındaki Tuncay Terli, baba yadigarı saatçilik mesleğini yaşatmaya devam ediyor. Henüz 6-7 yaşlarındayken babasının yanında mesleğe adım atan ve zanaatın inceliklerini öğrenen Terli, 1980'li yıllardan bu yana Ulus'un merkezinde Başkentlilere hizmet veriyor.
"SABIR VE DİKKAT İSTEYEN BİR ZANAAT"
Saat tamirinin büyük bir sabır, dikkat ve özen gerektirdiğinin altını çizen Terli, emek verdiği bir saatin çalıştığını görmenin kendisi için en büyük huzur kaynağı olduğunu belirtiyor. Amerika'da ve Almanya'da dahi tamir edilemeyen, dede yadigarı antika saatleri özenle onararak sahiplerine teslim ettiğini anlatan usta, müşterilerin yüzündeki tebessümün en büyük motivasyonu olduğunu ifade ediyor.
ÇIRAK YETİŞMİYOR, MESLEK YOK OLUYOR
Zanaatın geleceğine dair endişelerini dile getiren Terli, mesleğin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikenin çırak yetişmemesi olduğunu vurguluyor. Terli'nin bu konudaki tespitleri şöyle:
Gençler, saatçiliğin gerektirdiği sabrı göstermek yerine hızlı gelir beklentisiyle farklı iş kollarına yöneliyor.
Çırağın kalfa, kalfanın usta olma süreci artık işlemiyor; usta-çırak geleneği giderek kayboluyor.
"Eski ustalar kalmadı, ben de sonlardan biriyim" diyen Terli, yerli ustaların azalması halinde piyasanın tamamen yabancı firmaların eline geçebileceği uyarısında bulunarak gençlerin meslek sahibi olması gerektiğini belirtiyor.