
Kahramanmaraş’ta 38 yıldır ayakkabı tamirciliği yapan Bayram Bayır, yıpranmış ve sökülmüş ayakkabıları ilk günkü haline getirerek hem israfı önlüyor hem de vatandaşın bütçesine katkı sağlıyor. Bayır, "Sabır, sebat ve kanaat eden kaybetmez" diyerek gençlere meslek öğrenmeleri çağrısında bulunuyor.
Eskiler Çöpe Değil, Tezgaha Gidiyor
Tüketim çılgınlığının zirve yaptığı, en ufak bir sökükte eşyaların çöpe atıldığı bir dönemde, Kahramanmaraşlı Bayram Bayır (58) zamana direnen bir zanaatı yaşatıyor. Onikişubat ilçesi Serintepe Mahallesi’ndeki küçük dükkanında, deri kokuları ve çekiç sesleri arasında 38 yıldır alın teri döküyor.
Vatandaşların "artık giyilmez" gözüyle baktığı, atmaya kıyamadığı ama giyemediği ayakkabılar, Bayram Usta’nın ellerinde ikinci baharını yaşıyor. Yaptığı tamirat ve yenileme işlemleriyle ayakkabıların ömrünü yıllarca uzatan Bayır, artan hayat pahalılığında mahallelinin en büyük destekçisi haline geldi.
Çıraklıktan Ustalığa Yarım Asırlık Serüven
Mesleğe çocuk yaşlarda çırak olarak başlayan Bayram Bayır, 10 yıllık kalfalık döneminin ardından askerlik dönüşü 1988 yılında kendi dükkanını açtı. O günden beri, tam 38 yıldır aynı mahallede hizmet veriyor.
İşine olan sevgisini "El emeği kadar helal ve kıymetli bir şey yoktur" sözleriyle anlatan Bayır, esnaflığın sırrını ise şu üç kelimeyle özetliyor: Sabır, Sebat, Kanaat. Bayır, "İşimden memnunum. Esnaflıkta bu üç düstura sahip olan insan kaybetmez, aksine işi zamanla artar" diyor.
"Okuyun Ama Bir Meslek de Öğrenin"
Günümüzde birçok zanaatkarın en büyük derdi olan "çırak bulamama" sorununa da değinen Bayram Usta, bu konuda şanslı olanlardan. Bir çırak yetiştirmeyi başardığını belirten usta, "İnşallah ben bıraktığım zaman o da mahallemize hizmet etmeye devam edecek, bayrağı devralacak" ifadelerini kullandı.
Gençlere de altın değerinde tavsiyelerde bulunan Bayır, eğitimin önemine dikkat çekerken mesleki becerinin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı: "Gençler mutlaka okusun, eğitimlerine devam etsin. Ancak bunun yanında bir meslek de öğrensinler. Okuyamadıkları veya iş bulamadıkları zaman o meslek onların kolunda altın bilezik olur, açıkta kalmazlar."
Vatandaş "Kullan-At"tan Vazgeçiyor
Mahalle sakinleri de Bayram Usta’nın varlığından oldukça memnun. Ekonomik şartların zorlaşmasıyla birlikte yeni ayakkabı almanın lüks hale geldiğini belirten vatandaşlar, çareyi tamirde buluyor.
Mahalleli Ömer Bilmen, "Eskiden her şey tamir edilirdi, şimdi 'kullan-at' dönemi var ama biz Bayram Usta sayesinde eski ayakkabılarımızı yenileyip tekrar kullanıyoruz. İnsanlar artık yenisini aramıyor, elindekini kıymetlendiriyor" dedi. Müşterilerden Cemal Gündoğdu ise "Ayakkabılarımı ustaya getirip tamir ettiriyorum. Uzun süre giyiyoruz, yenisini almaya gerek görmüyoruz" diyerek tasarrufun önemine dikkat çekti.
Editörün Notu: "Bayram Usta'nın hikayesi, sadece bir ayakkabı tamiri haberi değil; aynı zamanda bir 'sürdürülebilirlik' dersidir. Kaliteli bir spor ayakkabının veya klasik kunduranın fiyatının asgari ücretle yarıştığı 2026 Türkiye'sinde, ayakkabı tamircileri, terziler ve elektronik tamircileri 'gizli kahramanlar'dır. Eskiyi atıp yenisini almak kolaydır ama eskiyi onarıp kullanmak hem bütçeye hem de doğaya saygıdır. Bayram Usta'nın 'kanaat' vurgusu ise modern iş dünyasının unuttuğu, huzurun anahtarı olan bir erdem. Gençlere verdiği 'Diploma cebinizde, meslek elinizde olsun' tavsiyesi ise üzerine tez yazılacak kadar doğru bir öngörü."