30 yıl kullanılan bağlamanın sırrı ne?

Van’da bağlama ustası Tevhid Topal’ın tamamen el emeğiyle ürettiği ve 25-30 yıl kullanılabilen bağlamalar, Amerika ve Avrupa’ya ihraç ediliyor.

Haber Giriş Tarihi: 11.02.2026 19:59
Haber Güncellenme Tarihi: 11.02.2026 19:59

Van’da bağlama ustalığı yapan Tevhid Topal, tamamen el emeğiyle ürettiği bağlamaları Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye gönderiyor. 1979 yılında Erzurum’da babası, halk ozanı olarak bilinen İbrahim Topal ile birlikte mesleğe adım atan Topal, 1992 yılında atölyesini Van’a taşıdı.

Babadan oğula geçen bağlama yapım geleneğini sürdüren Topal, seri üretim yerine kaliteyi öncelediğini belirtiyor. Atölyesinde makine kullanmadan çalışan usta, ayda ortalama bir ya da bir buçuk bağlama üretebiliyor. Her enstrüman kişiye özel hazırlanıyor.

30 Yıllık Dayanıklılık

Topal’a göre bir bağlamanın ömrünü belirleyen en önemli unsurlar; ağacın doğru seçimi, yeterince kurutulmuş olması ve titiz işçilik. Ürettiği bağlamaların 25-30 yıl kullanılabildiğini belirten usta, geçen yıl 28 yıl önce yaptığı bir bağlamanın bakım için yeniden kendisine getirildiğini ifade etti. Bu durumun, uzun ömürlü üretimin somut göstergesi olduğunu söyledi.

Amerika, Almanya ve Yeni Zelanda başta olmak üzere birçok ülkeye bağlama gönderdiklerini aktaran Topal, Türkiye’nin farklı illerinden de özel sipariş aldığını dile getirdi. Üretilen her bağlama teslim edilmeden önce ses dengesi ve performans açısından test ediliyor.

“Bir Ağaca Ses Vermek”

Bağlamaları önce kendisinin çalıp denediğini belirten Topal, “Bir ağaca ses vermek anlatılmaz bir duygu” diyerek mesleğine olan bağlılığını dile getirdi. Şu ana kadar yaklaşık 10 çırak yetiştirdiğini ancak işi doğrudan meslek edinmek isteyen gençlerin sayısının az olduğunu ifade etti.

Fabrikasyon üretimde günde 15-20 bağlama üretilebildiğini hatırlatan Topal, el işçiliğiyle yapılan bir bağlamanın ise hem kalite hem de dayanıklılık açısından önemli fark oluşturduğunu savundu. Seri üretim bağlamaların 2-5 yıl içinde performans kaybı yaşayabildiğini, kendi ürettiği enstrümanların ise uzun yıllar kullanılabildiğini belirtti.

Editörün Notu

El emeği üretim, sadece bir zanaat değil aynı zamanda kültürel bir hafıza taşıyıcısıdır. Van’daki bu atölyede yapılan bağlamalar, Anadolu’nun müzik geleneğini dünyanın farklı kıtalarına taşıyor. Seri üretim hız kazandırsa da, ustalık ve sabırla yapılan bir enstrümanın ruhu bambaşka oluyor. Asıl soru şu: Bu geleneği sürdürecek yeni ustalar yetişecek mi? Kültürel mirasın devamlılığı, ustalığın genç kuşaklara aktarılmasıyla mümkün olacak.