Türkiye'de Bir İlk: Eğitimde Yapay Zeka Destekli Analiz Dönemi Başladı

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi'nde geliştirilen ve Türkiye'de ilk olan yapay zeka destekli sistemle, öğrencilerin öğrenme süreçleri ve eksiklikleri dijital olarak analiz edilerek eğitim yeniden şekilleniyor.

Haber Giriş Tarihi: 13.03.2026 08:02
Haber Güncellenme Tarihi: 13.03.2026 08:02

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, eğitimde veri temelli devrim niteliğinde yeni bir yaklaşımı hayata geçirerek "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi"ni devreye aldı. Yükseköğretim Kurulu’nun "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" vizyonu doğrultusunda geliştirilen ve Türkiye'de ilk kez uygulanan bu model sayesinde; öğrencilerin derslerde kazandıkları bilgi, beceri ve yetkinlikler yapay zeka tarafından adım adım analiz ediliyor. Ders süreçlerinden ölçme ve değerlendirmeye kadar birçok aşamayı kapsayan sistem, akademisyenlere öğrencilerin eksik kaldığı alanları göstererek eğitim planlamasında adeta dijital bir rehber görevi üstleniyor.

ÖĞRENCİLERİN AKTİF ÖĞRENMESİNİ TETİKLİYOR

Yapay zeka destekli sistemin öğrencilerin derse katılımını ve dinamizmini büyük ölçüde artırdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Suna Uysal Yalçın, sürecin işleyişini tırnak içinde şu sözlerle anlatıyor:

"Öğrenci Başarı Analiz Sistemi aslında öğrencilerin hem etkin derse katılmasını sağlıyor hem de aktif öğrenmeyi tetikliyor. Burada akran öğrenmesi de devreye giriyor. Yapay zekayla hazırlanan çalışma sorularıyla öğrenciler gruplar halinde birlikte çalışabiliyor. Akademisyenler açısından baktığımızda ise bu süreç için çok fazla zaman harcamaya gerek kalmıyor. Öğrenciler derse daha aktif katılıyor, bizler de yapay zeka sistemini eğitim-öğretim sürecine entegre ederek süreci daha verimli şekilde yürütebiliyoruz."

EKSİK KONULAR KOLAYCA TESPİT EDİLİP BİREYSELLEŞTİRİLİYOR

Sistemin üniversiteler için giderek önem kazanan akreditasyon süreçlerine ve program çıktılarının takibine de büyük kolaylık sağladığını ifade eden Yalçın, tespit edilen eksikliklere göre anında aksiyon alınabildiğini şu ifadelerle vurguluyor:

"Birçok kurum artık öğrenme ve program çıktılarını talep ediyor. Bu sistem sayesinde öğrencilerin hangi sorularda, hangi konularda ve hangi program çıktılarında eksik kaldığını kolaylıkla tespit edebiliyoruz. Bu durum bireyselleştirilmiş eğitime de kapı aralıyor. Öğrencinin hangi alanda eksik olduğunu gördükten sonra o alana yönelik yeni eğitim planlamaları yapılabiliyor. Yapay zeka destekli sistem bu açıdan oldukça verimli ve aktif kullanılabilen bir yapı sunuyor."

"DİKKAT SÜRESİ KISA" DENİLEN ÖĞRENCİLERDEN OLUMLU DÖNÜŞ

Sosyal medyanın etkisiyle dikkat sürelerinin kısaldığı bilinen yeni nesil öğrencilerin sisteme adaptasyonunun çok başarılı olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Yalçın; araştırma yapmayı, grup çalışmasını ve fikir paylaşımını zorunlu kılan bu yapının, soru sormaya çekinen öğrencilerin bile özgüvenini artırdığını dile getiriyor. Yalçın, yapay zekadan kaçınmanın artık mümkün olmadığını hatırlatarak sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Artık yapay zekadan kaçınmak mümkün değil. Yapay zekayı kullanabilen yeni meslek insanlarını yetiştirmek bizim için önemli. Bu nedenle öğrencilerimize verdiğimiz ödevlerde de yapay zekayı nasıl kullandıklarını göstermelerini istiyoruz. Buradan mezun olan öğrenciler neredeyse yapay zeka yetkinliği kazanmış şekilde mezun oluyor. Bazen biz öğrencilerden öğreniyoruz, bazen de öğrenciler bizden öğreniyor. Gençler bu konuda oldukça yetenekli. Önemli olan onlara yapay zekayı doğru kullanmayı göstermek."

"YAPAY ZEKAYI DESTEKLİYORUM, BİLGİLER DAHA KALICI OLUYOR"

Sistemin en önemli paydaşlarından biri olan Ebelik Bölümü öğrencisi Gülnihal Adıgüzel ise bu yeni dijital modelin dersleri çok daha anlaşılır ve erişilebilir kıldığını şu samimi sözlerle aktarıyor:

"Yapay zekayı destekliyorum. Hocalarımız iki saatlik dersleri daha kısa videolara dönüştürebiliyor ve konuları daha açıklayıcı şekilde anlatabiliyor. Bu videolar daha sonra bize ulaştırılıyor. Dersi anlamadığımızda farklı zamanlarda tekrar izleyebiliyoruz. Örneğin derse gelmeden önce otobüste kulaklıkla dinleyebiliyorum ya da sınav öncesinde tekrar izleyebiliyorum. Bu şekilde bilgilerin daha kalıcı olduğunu düşünüyorum."

Eğitimde ezberleri bozan bu yenilikçi sistem, teknolojiyi bir tehdit olarak görmek yerine onu öğrenme sürecinin merkezine alarak; hem akademisyenlerin iş yükünü hafifleten hem de yeni neslin dilinden anlayan dinamik bir üniversite modelinin Türkiye'deki en somut ve başarılı örneklerinden biri olarak tarihe geçiyor.