
İstanbul’da bulunan Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçuş planlama ve takip süreçleri artık tamamen yerli bir yazılım üzerinden yürütülüyor. Meydan otoritesi konumundaki HEAŞ tarafından geliştirilen HUPS (HEAŞ Uçuş Planlama ve Takip Sistemi), yabancı menşeli sistemlerin yerini aldı.
Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ın öz kaynaklarıyla geliştirdiği sistem, 2010 yılından bu yana aşamalı olarak iyileştirildi. Bugün gelinen noktada HUPS, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların ana veri kaynağı haline geldi.
Veri Güvenliği ve Maliyet Avantajı
Havacılık operasyonlarında kritik öneme sahip olan veri akışı ve park yeri yönetimi, HUPS ile tamamen kurum bünyesinde kontrol altına alındı. Sistem sayesinde yüksek lisans, bakım ve geliştirme maliyetleri ortadan kaldırılırken, operasyonel verilerin güvenliği de üst seviyeye taşındı.
Yetkililer, yerli yazılım sayesinde olası güvenlik zafiyetlerinin önüne geçildiğini ve veri bağımsızlığının sağlandığını vurguluyor. Bu durum, özellikle stratejik öneme sahip havacılık altyapılarında teknolojik bağımsızlık açısından dikkat çekiyor.
Paydaşlarla Çift Yönlü Entegrasyon
HUPS yalnızca HEAŞ bünyesinde kullanılan bir yazılım değil. Pegasus Airlines ve AJet gibi havayolu şirketleri, sezonluk uçuş planlarından anlık uçak değişimlerine kadar tüm operasyonel verilerini sistem üzerinden çift yönlü entegre şekilde paylaşıyor.
Ayrıca Devlet Hava Meydanları İşletmesi Slot Koordinasyon Merkezi ve ASMGCS Yer Radarı gibi kritik altyapılarla da tam uyumlu çalışan sistem; terminal işletmecisinden yer hizmetlerine, gümrükten emniyet birimlerine kadar geniş bir ağa anlık veri sağlıyor.
Ramp Kule’de Saniyelerle Yarış
Sistemin en kritik kullanım alanlarından biri Ramp Kule. Park yeri tahsisleri, gecikmeler, erken gelişler ve operasyonel değişiklikler HUPS üzerinden saniyeler içinde güncelleniyor.
Verilere göre, daha önce çalışanların zamanının büyük bölümünü alan manuel takip ve revize işlemleri, HUPS ile daha sistemli ve hızlı bir yapıya kavuştu. Bu da operasyonel verimliliği doğrudan artırdı.
Dijital Zekâ ile Trafik Yönetimi
HUPS yalnızca günlük operasyonları değil, yoğun dönem planlamalarını da kapsıyor. Kar, sis gibi meteorolojik koşullarda ya da Formula 1 gibi yoğun trafik dönemlerinde kapasite ve gecikme analizleri sistem üzerinden yapılıyor.
Bu sayede HEAŞ, en zorlu şartlarda bile trafiği dijital veri analiziyle yönetebiliyor. Uzmanlara göre bu tür yazılımlar, modern havalimanlarında operasyonel sürekliliğin temel unsurlarından biri haline geldi.
Editörün Notu
Bu haber yalnızca bir yazılım değişimini değil, stratejik bir dönüşümü anlatıyor. Havacılık gibi güvenlik ve veri hassasiyeti yüksek bir sektörde yerli yazılım geliştirmek, maliyet avantajından çok daha fazlasını ifade eder: kontrol, bağımsızlık ve sürdürülebilirlik. Özellikle kritik altyapılarda veri egemenliği konusu giderek önem kazanırken, bu adımın sembolik değil yapısal bir dönüşüm olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin havacılıkta büyüyen kapasitesi düşünüldüğünde, bu tür dijital projelerin uzun vadede rekabet gücünü artıracağı açık.