
Evlerimizi paylaştığımız patili dostlarımızın sağlığı için yaptığımız bazı rutin harcamalar, aslında onların hayatını sessizce tehlikeye atıyor olabilir. Piyasada yaygın olarak satılan geleneksel kedi kumlarının barındırdığı gizli riskler, uzun zamandır veteriner hekimlerin radarındaydı. Ancak bu soruna köklü ve yerli bir çözüm, Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Gökmen Aksoy’dan geldi. Kendi deyimiyle hayvan sevgisinden filizlenen bu akademik araştırma, ceviz kabuğunun dönüştürücü gücüyle hem kedilerin hayatını kurtarıyor hem de çevre dostu yepyeni bir pazar yaratıyor.
EVİMİZDEKİ GİZLİ TEHLİKE VE YENİ NESİL ÇÖZÜM
Evcil hayvan sahiplerinin en büyük endişelerinden biri, özellikle yavru kedilerde sıkça rastlanan kum yeme (PİKA sendromu) alışkanlığıdır. Mineral ve silika bazlı geleneksel kumların yutulması veya tozunun solunması, zamanla akciğerlerde ve sindirim sisteminde geri dönüşü olmayan tahribatlara, en nihayetinde de silikozis hastalığına yol açıyor. Dr. Aksoy’un geliştirdiği formül ise tamamen kimyasaldan arındırılmış organik bir yapı sunarak bu hayati riski ortadan kaldırıyor.
Sadece laboratuvarda kalmayıp raflardaki yerini alan bu yenilikçi projenin ulusal ve küresel çapta öne çıkan özellikleri şu şekilde sıralanıyor:
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) tarafından düzenlenen ve TÜBİTAK’ın yürüttüğü GCIP programında finale kalarak bilimsel başarısını kanıtladı.
Avrupa pazarında ceviz kabuğundan üretilen ilk kedi kumu olarak kayıtlara geçti.
Buğday, mısır veya çam peletlerinin aksine bakteri üretmeyen ve hiçbir şekilde fermente olmayan bir yapıya sahip.
Yüksek emicilik kapasitesiyle amonyak kaynaklı kötü kokuları doğal yollarla hapsediyor.
ÇORUM'DAKİ CEVİZ BAHÇESİNDEN LABORATUVARA UZANAN HİKAYE
Her başarılı inovasyonun arkasında insana dokunan bir hikaye yatar. Bu projenin temelinde de akademik bir zorunluluktan ziyade, yıllarını sokak hayvanlarına adamış bir ailenin şefkati bulunuyor. KOSGEB’in desteklediği ve Yaşar Üniversitesi kampüsündeki Ar-Ge ekipmanlarıyla hayata geçirilen sürecin çıkış noktasını ailesinin Çorum'daki ceviz bahçelerinden aldığını belirten Aksoy, o ilham anını ve projenin detaylarını şu sözlerle ifade ediyor:
"Ceviz kabuğu endüstride pek çok alanda kullanılıyor, ben de doğal yapısı, bakterilerin ürettiği amonyaktan kaynaklanan kötü kokunun önüne geçmesi, çevreye zarar vermemesi ve her şeyden önemlisi geleneksel kedi kumlarında bulunan silika bazlı tozların, özellikle kumun yutulması veya solunması durumunda hayvanlarda silikozis gibi sağlık sorunlarına neden olmasından dolayı ceviz kabukları öğütülerek kedi kumu olarak değerlendirilebilir mi fikrinden yola çıktım. Özellikle yavru kedilerde görülen kedi kumu yeme alışkanlığından (PİKA sendromu) dolayı kedilerde oluşabilecek sağlık sorunları büyük tehlike oluşturuyor. Ceviz kabuğu kedi kumu, buğday, mısır veya çam peletlerinden yapılan kedi kumunun aksine fermente olmuyor ve bakteri üretmiyor. Ar-Ge yaptıktan sonra bunun mümkün olduğunu görünce projemizi geliştirdik ve ortaya ceviz kabuğu atıklarından kedi kumu çıktı"
TARIMSAL ATIKLAR EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR
Sadece hayvan sağlığını korumakla kalmayan bu girişim, aynı zamanda tarımsal atıkların doğaya yük olmak yerine katma değerli bir ürüne dönüştürülmesi açısından da vizyoner bir adım. Akademik araştırmaların raflarda tozlanmak yerine ticarileşerek doğrudan tüketicinin hayatına dokunması, çöpe atılacak olan ceviz kabuklarının sessiz can dostlarımız için sağlıklı bir yaşam alanına dönüşmesi, Türkiye adına oldukça sevindirici.