
Yüz felci, yüz mimik kaslarını uyaran fasiyal sinirin çeşitli nedenlerle hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ve yüzde hareket kaybına yol açan nörolojik bir tablo olarak tanımlanıyor. Çoğunlukla tek taraflı gelişen bu durum; ağız köşesinde kayma, gözün tam kapanamaması, mimik kaybı ve yüzde asimetri gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Daryuş Heydari, yüz felci belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek erken tanının iyileşme sürecinde kritik rol oynadığını ifade ediyor.
En Sık Neden: Bell Paralizi
Yüz felcinin en sık görülen nedeni, Bell Paralizi olarak adlandırılan ve fasiyal sinirin kendi kemik kanalı içinde ödem yapmasıyla ortaya çıkan durumdur. Bu tabloda sinirin kanlanması bozulur ve ani gelişen yüz kası güçsüzlüğü meydana gelir. Bell paralizisinin çoğu zaman viral enfeksiyonlar sonrası ortaya çıktığı biliniyor. Bunun yanı sıra kafa travmaları, orta kulak enfeksiyonları, tümörler ve inme gibi ciddi hastalıklar da yüz felcine benzer belirtiler oluşturabiliyor.
Uzmanlar, yüz felci şikayetiyle başvuran hastalarda öncelikle kulak muayenesinin yapılması ve yüz sinirinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Altta yatan nedenin doğru şekilde saptanması, tedavi planının belirlenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Risk Grupları Daha Dikkatli Olmalı
Yapılan klinik gözlemler, yüz felcinin kadın ve erkeklerde benzer oranlarda görüldüğünü ortaya koyuyor. Ancak hamile kadınlarda, özellikle son trimesterde, riskin arttığına dikkat çekiliyor. Ayrıca diyabet ve tiroit hastalığı bulunan bireylerde de yüz felci gelişme olasılığı daha yüksek kabul ediliyor. Bu gruplarda görülen ani yüz asimetrisi ve mimik kaybı durumlarında vakit kaybetmeden uzmana başvurulması öneriliyor.
Tedavide Çoğu Zaman Cerrahiye Gerek Yok
Yüz felci vakalarının büyük bir kısmı cerrahi müdahaleye gerek kalmadan tedavi edilebiliyor. Tedavi sürecinde iltihabı azaltmaya yönelik steroid ilaçlar, bazı hastalarda ise antiviral tedaviler uygulanabiliyor. Bunun yanında yüz kaslarına yönelik egzersizler ve masajlar, sinirin iyileşme sürecini destekliyor. Uzmanlar, özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda yüz bölgesinin korunmasının da iyileşmeye katkı sağladığını belirtiyor.
Halk arasında yaygın olan “soğuk hava yüz felcine neden olur” inanışına da değinen Dr. Heydari, soğuk havanın yüz felcini doğrudan oluşturmadığını, ancak bağışıklık sistemini zayıflatan tetikleyici bir faktör olabileceğini vurguluyor.
İyileşme Süresi Kişiye Göre Değişiyor
Yüz felcinde iyileşme süresi, sinirde oluşan hasarın derecesine göre değişiklik gösteriyor. Hafif vakalarda birkaç gün veya hafta içinde belirgin düzelme sağlanabilirken, daha ağır olgularda iyileşme aylar sürebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve doğru tedavi, yüz kaslarının eski fonksiyonuna kavuşmasında belirleyici rol oynuyor.
Editörün Notu
Yüz felci, çoğu zaman ani gelişmesi ve yüzde belirgin değişikliklere yol açması nedeniyle kişide ciddi bir kaygı yaratıyor. Ancak bu noktada paniğe kapılmak yerine, hızlı ve doğru adımlar atmanın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Yüzdeki en ufak bir asimetri, ağız köşesinde kayma ya da göz kapağında kapanma problemi, “geçer” denilerek ertelenmemeli.
Bu tür nörolojik belirtiler, her ne kadar çoğu zaman Bell paralizisi gibi iyi huylu nedenlere bağlı olsa da, altta yatan daha ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Erken dönemde yapılan doğru değerlendirme, hem iyileşme süresini kısaltıyor hem de kalıcı hasar riskini azaltıyor. Yüz felcinde zamanın gerçekten yüz güldüren bir faktör olduğunu unutmamak gerekiyor.
Haber Önerisi: Yeni Nissan LEAF’e Küresel Ödül