
İzmir'de 5 Türk bilim insanı, TÜBİTAK destekli yapay zeka projesiyle 50 bin molekülü inceleyerek kemik erimesi hastalığına şifa arıyor.
Dünya genelinde özellikle 50 yaşını aşmış kadınların adeta korkulu rüyası haline gelen ve tıp literatüründe osteoporoz olarak bilinen kemik erimesi, Türk akademisyenlerin merceğinde. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) çatısı altında güçlerini birleştiren beş vizyoner bilim insanı, hastalığın yıkıcı etkilerini ortadan kaldıracak devrim niteliğinde bir formül bulmak için kolları sıvadı. TÜBİTAK tarafından 3 milyon liralık dev bir fonla desteklenen ve iki yıl sürmesi planlanan bu kritik araştırma, kalça ve omurga kırıklarından boy kısalmasına kadar pek çok fiziksel tahribata kalıcı bir yanıt bulmayı hedefliyor.
YAPAY ZEKA VE ZEBRA BALIKLARI SAHADA
Projenin uluslararası ayağında Malta Üniversitesi ile stratejik bir veri ortaklığı yürütülüyor. Araştırma ekibi, detaylı biyokimyasal analizlerin ardından sürece teknolojiyi entegre edecek.
Laboratuvar aşamasındaki bu yenilikçi adımlar şu şekilde kurgulandı:
Geliştirilen özel bir yapay zeka algoritması sayesinde, halihazırda piyasada farklı rahatsızlıkları iyileştirmek için kullanılan tam 50 bin adet ilaç molekülü dijital ortamda tek tek analiz edilecek.
Bu devasa taramadan elde edilen veriler ışığında seçilen en güçlü potansiyel tedavi adayları, iskelet yapısı zayıflatılarak kemik erimesi oluşturulmuş "zebra balıkları" üzerinde denenecek.
Bilgisayar mühendisliğinden tıp fakültesine kadar uzanan multidisipliner ekibin (Prof. Dr. Zeynep Fırtına, Prof. Dr. Metiner Tosun, Doç. Dr. Cihangir Yandım, Doç. Dr. Elif Barış ve Doç. Dr. Kaya Oğuz) yürüteceği bu titiz gözlemlerle, ilaçların hasarlı kemik dokusunu onarıp onaramadığı kanıtlanacak.
Araştırma grubunun liderliğini üstlenen İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına, hastalığın sadece bir kemik yoğunluğu kaybı olmadığını; küresel çapta 200 milyon insanın sokağa çıkarken, hatta eğilirken bile derin bir psikolojik kaygı yaşadığını hatırlattı. Halihazırda yan etkisiz ve kesin bir tedavinin bulunmadığına dikkat çeken Fırtına, mevcut havuzu teknolojiyle taramanın süreci muazzam hızlandıracağını belirterek ekibin taşıdığı vizyonu şu çarpıcı sözlerle aktardı:
"Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık karşısında, yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmek."