Uzmanından Yaz Aylarında Terleme ve Kötü Kokuya Kesin Çözümler

Kayseri Memorial Hastanesi'nden Uzm. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz aylarında artan terleme ve kötü kokunun beslenmeyle ilişkisini anlattı.

Haber Giriş Tarihi: 05.05.2026 16:10
Haber Güncellenme Tarihi: 05.05.2026 16:10
https://www.haberxr.com/

Kayseri Memorial Hastanesi'nden Uzm. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz aylarında artan terleme ve kötü kokunun beslenmeyle ilişkisini anlattı.

TER KOKUSUNUN ASIL SUÇLUSU YEDİKLERİMİZ OLABİLİR

Yaz mevsiminin gelmesi ve havaların ısınmasıyla birlikte birçok kişinin en büyük kabusu haline gelen terleme ve beraberinde getirdiği kötü koku, sosyal ve psikolojik yaşamı ciddi şekilde olumsuz etkileyebiliyor. Ancak sanılanın aksine, bu rahatsız edici kokunun tek sorumlusu sıcak hava dalgaları veya ter bezlerinin genetik olarak fazla çalışması değil. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, terleme şikayetiyle kliniklere başvuran hastaların en çok kötü kokudan yakındığını belirterek, bu tablonun büyük oranda gün içinde tüketilen gıdalarla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor.

TERLEMENİN İKİ FARKLI YÜZÜ: PRİMER VE SEKONDER

Tıp literatüründe "hiperhidroz" olarak adlandırılan aşırı terleme probleminin doğru ve kalıcı olarak tedavi edilebilmesi için öncelikle altında yatan asıl nedenlerin tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Dr. Yücel, terleme şikayetlerini iki ana başlıkta incelediklerini ifade ediyor. Sekonder terleme; tiroid hastalıkları, gizli veya belirgin diyabet, çeşitli enfeksiyonlar ya da düzenli kullanılan ilaçlar gibi altta yatan sistemik bir sorundan kaynaklanıyor. Bu tip tablolarda dahiliye ve endokrinoloji uzmanlarıyla ortak çalışılarak asıl hastalık tedavi ediliyor. Primer hiperhidroz ise altta yatan hiçbir belirgin hastalığın bulunmadığı; genellikle koltuk altı, el, ayak ve yüz bölgesinde odaklanan bölgesel terlemeleri kapsıyor. Polikliniklere başvuran hastaların büyük çoğunluğu da günlük hayatı sekteye uğratan bu gruptan muzdarip oluyor.

AŞAMALI VE ETKİLİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Bölgesel terlemelerde hastanın şikayetinin şiddetine ve sosyal hayatını ne derece etkilediğine göre farklı tedavi protokolleri devreye alınıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, modern tıbbın sunduğu aşamalı çözümleri şu şekilde sıralıyor:

Krem ve Losyon Tedavisi: Hafif ve orta şiddetli vakalarda alüminyum klorür içeren tıbbi kremler kullanılarak ter bezlerinin ağzı fiziki olarak kapatılıyor ve terin yüzeye çıkışı yavaşlatılıyor.

İyontoforez (Elektrik Akımı): Ellerin veya ayakların su dolu özel bir küvete alınarak çok düşük dozda elektrik akımı verildiği bu yöntemle, ter bezlerine giden sinirlerin iletim aktivitesi geçici olarak bloklanıyor.

Botoks Uygulamaları: Orta ve ağır şiddetli terlemelerde koltuk altı, el, ayak veya yüze enjekte edilen botulinum toksini ile ter bezlerinin aktivitesi 4 ila 7 ay arasında durduruluyor. Genellikle yaz ve kış başlangıcında olmak üzere yılda iki kez yapılan bu işlem hastalarda yüksek memnuniyet sağlıyor.

Cerrahi Müdahale (Sempatektomi): Diğer tüm yöntemlere direnç gösteren ve hastanın hayat kalitesini sıfıra indiren çok ağır vakalarda, göğüs cerrahisi uzmanlarıyla ortak çalışılıyor. Ter bezine giden sinirler cerrahi operasyonla (klipsleme yöntemi) kalıcı olarak devreden çıkarılıyor.

ACI, BAHARAT VE SOĞANA DİKKAT

Terleme tedavilerinin temel amacının bölgesel sıvı salgısını azaltmak olduğunu belirten Dr. Yücel, cilt yüzeyine çıkan ter miktarı azaldığında, içerisinde çözünen ve çevreye yayılan koku moleküllerinin de kendiliğinden ortadan kalktığını vurguluyor. Ter kokusunun fizyolojik bir hastalıktan ziyade mutfak alışkanlıklarıyla şekillendiğinin altını çizen uzman isim, "Özellikle acı, yoğun baharatlı yiyecekler ile soğan ve sarımsak gibi keskin aromalı gıdalar, terin içerisinde çok uzun süre çözünerek kötü koku yayılımını katlayarak artırıyor. Hastalarımıza bu tür gıdalardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz" diyerek, ferah bir yaz dönemi için hijyenin yanı sıra doğru beslenmenin de şart olduğunu hatırlatıyor.