
Yeni bir yıla girerken sağlıklı yaşam hedefleri yeniden gündeme gelirken, Acıbadem Life Danışmanı Prof. Dr. İsmet Tamer, sağlıklı yaş almanın püf noktalarını paylaştı. Prof. Dr. Tamer, sağlıklı yaşlanmanın yalnızca genetik faktörlere bağlı olmadığını, doğru alışkanlıkların düzenli ve sürdürülebilir şekilde uygulanmasıyla herkes için mümkün olduğunu vurguladı. Uzun yaşamdan ziyade, yaşamın sağlıklı geçen süresini uzatmanın asıl hedef olması gerektiğini ifade etti.
Sağlıklı yaşlanmanın pahalı takviyeler, mucize diyetler ya da aşırı disiplinli yaşam rutinlerinden ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. Tamer, “Asıl farkı yaratan; basit, bilim destekli ve sürdürülebilir seçimlerdir. Amaç, 70’lerde, 80’lerde hatta 90’larda bile aktif, bağımsız ve zihinsel olarak güçlü kalabilmektir” dedi. Kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve bunama riskinin büyük ölçüde yaşam tarzı ile ilişkili olduğunu kaydeden Tamer, sağlıklı yaş almayı destekleyen 5 temel alışkanlığı sıraladı.
Beslenmede köklü değişimler yerine sadeleşmenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Tamer, bilimsel çalışmaların Akdeniz tipi beslenmenin uzun ve sağlıklı yaşamla güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Sebze, meyve, baklagil, tam tahıl, zeytinyağı, kuruyemiş ve balık ağırlıklı beslenmenin; paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durmanın sağlık üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yaptı. “Ne yememeliyim?” yerine “Ne ekleyebilirim?” sorusunun sorulması gerektiğini ifade etti.
Kas sağlığının biyolojik yaşlanmayı doğrudan etkilediğini belirten Tamer, yaşla birlikte görülen kas kaybının büyük ölçüde önlenebilir olduğunu söyledi. Haftada en az iki gün yapılan direnç egzersizlerinin düşme riskini azalttığını, insülin direncini iyileştirdiğini ve bilişsel fonksiyonları desteklediğini belirten Prof. Dr. Tamer, bunun için spor salonuna gitmenin şart olmadığını, günlük yaşamda yapılan basit hareketlerin de yeterli olabileceğini dile getirdi.
Kaliteli uykunun hücresel onarım açısından hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tamer, yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını, kilo alımını kolaylaştırdığını ve kalp hastalıkları riskini artırdığını söyledi. Düzenli uyku saatleri, ekranlardan uzak durmak ve uygun uyku ortamı oluşturmanın önemine dikkat çekti.
Kronik stresin vücutta sessiz ama güçlü bir yaşlandırıcı etki yarattığını ifade eden Tamer, stresin tamamen ortadan kaldırılamayacağını ancak doğru yöntemlerle yönetilebileceğini belirtti. Nefes egzersizleri, kısa yürüyüşler ve kişinin kendine ayıracağı kısa zamanların stres yönetiminde etkili olduğunu söyledi.
Yalnızlığın günümüzde sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İsmet Tamer, güçlü sosyal bağlara sahip bireylerin daha uzun ve sağlıklı yaşadığını belirtti. Sağlıklı yaşlanmanın büyük kararlarla değil, her gün yapılan küçük ama bilinçli seçimlerle mümkün olduğunu vurgulayan Tamer, “Amaç kusursuz olmak değil; her yıl biraz daha iyi hissetmek” dedi.