Haber Giriş Tarihi: 25.08.2026 09:38
Haber Güncellenme Tarihi: 25.08.2026 09:38

Acıbadem Ortopedia Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemile Feyza Elbistan, sürekli yorgunluk, kilo vermekte zorlanma, saç dökülmesi ve üşüme gibi şikâyetlerin yoğun çalışma temposu veya strese bağlanabildiğini belirterek, "Bu belirtilerin toplumda özellikle kadınlarda sık görülen Haşimato tiroidinin işareti olabilir" dedi.
Vücudun enerji kullanımından kilo kontrolüne, saç ve cilt sağlığından zihinsel performansa kadar birçok sistemi etkileyen tiroid bezinin bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla hedef alınmasıyla ortaya çıkan Haşimato tiroidi, özellikle kadınlarda sık görülüyor.
"Haşimato yalnızca tiroid bezini ilgilendiren bir hastalık değil"
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Acıbadem Ortopedia Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Cemile Feyza Elbistan, tiroid bezinin metabolizma üzerinde önemli bir rolü bulunduğunu ifade ederek, "Boynun ön kısmında bulunan tiroid bezi, salgıladığı hormonlarla enerji kullanımından kilo kontrolüne, bağırsakların çalışmasından cilt ve saç sağlığına, hatta zihinsel performansa kadar birçok sistemi düzenler. Haşimato tiroidinde ise bağışıklık sistemi yanlışlıkla tiroid bezine saldırır. Zamanla tiroid bezinin hormon üretme kapasitesi azalır. Bu durum hastalarda halsizlik, kilo vermekte zorlanma, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık, üşüme ve halk arasında ‘beyin sisi’ olarak bilinen dikkat ve konsantrasyon sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle Haşimato yalnızca tiroid bezini ilgilendiren bir hastalık değil, tüm vücudu etkileyebilen otoimmün bir süreçtir" dedi.
"Yanlış beslenme alışkanlıkları hastalığı tetikleyen faktörler arasında yer alabiliyor"
Hastalığın ortaya çıkmasında genetik yatkınlığın tek başına belirleyici olmadığını kaydeden Elbistan, "Viral enfeksiyonlar, gebelik ve doğum sonrası hormonal değişiklikler, kronik stres, D vitamini ve selenyum eksikliği ile yanlış beslenme alışkanlıkları hastalığı tetikleyen faktörler arasında yer alabiliyor" diye konuştu.
Tiroid hastalıklarının değerlendirilmesinde ilk bakılan değerlerden birinin TSH olduğunu belirten Elbistan, yalnızca TSH değerine bakılarak tedavi başlanmasının doğru olmadığını söyleyerek, "TSH, beynin tiroid bezine ‘daha fazla hormon üret’ komutu vermek için salgıladığı bir hormondur ve tiroidin nasıl çalıştığı hakkında önemli ipuçları verir. Ancak tek başına TSH değerine bakarak ömür boyu ilaç başlanması doğru bir yaklaşım değildir. Özellikle TSH değerinin hafif yüksek olduğu durumlarda hastanın şikâyetleri, serbest T4 düzeyi, tiroid antikorları, yaşı, gebelik durumu ve kalp-damar riskleri birlikte değerlendirilmelidir. Bazı hastalarda düzenli takip yeterli olurken, bazı hastalarda ise tedaviye başlanması gerekebilir. Bu nedenle tedavi kararı laboratuvar sonucundan çok, hastanın bütüncül değerlendirilmesiyle verilmelidir" ifadelerini kullandı.
"Hastalıkla mücadelede hasta ve hekim aynı takımın parçasıdır"
Haşimato tedavisinin yalnızca tiroid ilacının dozunu ayarlamaktan ibaret olmadığını vurgulayan Elbistan, "Beslenme alışkanlıkları, D vitamini ve demir gibi vitamin-mineral düzeyleri, metabolik durum ve yaşam tarzı da tedavinin önemli parçalarıdır. Güncel yaklaşım, hastayı sadece reçeteyle değil, yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte değerlendirmeyi gerektiriyor. Haşimato tedavisinde kalıcı başarı yalnızca ilaçla değil; düzenli takip, doğru beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri ve hastanın tedaviye aktif katılımıyla mümkün oluyor. Hastalıkla mücadelede hasta ve hekim aynı takımın parçasıdır" şeklinde konuştu.