
Ramazan ayının o huzur dolu ama bir o kadar da bedeni sınayan uzun günlerinde, iftar vaktini beklerken en çok özlemini duyduğumuz şey şüphesiz bir bardak serin su oluyor. Ancak top atılıp ezan okunduğunda o buz gibi suyu kana kana ve tek dikişte içmek, bütün gün dinlenen bedene ve mideye yapılan en büyük haksızlıklardan biri. Medicana Sağlık Grubu'ndan Uzman Diyetisyen Ayça Sena Yılmaz, gün boyu susuzluktan kuruyan hücrelerimizi yeniden canlandırmanın ve ertesi güne zinde uyanmanın altın kuralının "dengeli yudumlar" olduğunu söylüyor.
KAFEİN VE BİRDEN İÇİLEN SU SUSUZLUĞU TETİKLİYOR
İftar sofrasında çorbadan bile önce suya sarılanların yaptığı hataya ve iftar sonrası demlik demlik içilen çayların yarattığı gizli tehlikeye dikkat çeken Uzm. Dyt. Yılmaz, vücudun su dengesini şu sözlerle anlatıyor:
"Gün boyunca su tüketilmediğinde vücut terleme, solunum ve idrar yoluyla sıvı kaybetmeye devam eder. Bu kayıplar yerine konmadığında hafif dehidratasyon dediğimiz sıvı eksikliği ortaya çıkabilir. Özellikle yoğun fiziksel aktivite, kafein tüketimi veya tuzlu yiyecekler susuzluk hissini artırabilir. Ramazan ayında yapılan en yaygın hatalardan biri, iftar sırasında hızlı bir şekilde çok fazla su içmeye çalışmaktır. Oysa vücut kısa sürede yüksek miktarda sıvıyı verimli şekilde kullanamaz. Bu nedenle su tüketiminin iftar ile sahur arasında dengeli şekilde dağıtılması çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır."
İFTAR İLE SAHUR ARASINDAKİ ALTIN DENGE
İftar sofrasından sahura kadar geçen o kıymetli zaman diliminde, bedenin kaybettiği o hayati sıvıyı yavaş yavaş ve zamana yayarak yerine koymak gerekiyor. Sağlıklı bir yetişkinin ortalama 2-2.5 litre suya ihtiyaç duyduğunu hatırlatan uzman isim, bu dengeyi nasıl kuracağımızın formülünü şöyle veriyor:
"Bu miktar kişinin kilosuna, yaşına, fiziksel aktivitesine ve hava sıcaklığına göre değişebilir. Ramazan ayında bu miktarı karşılamak için iftar ile sahur arasında su tüketimini planlamak önemlidir. İftar sırasında 1-2 bardak, iftar sonrasında 4-5 bardak, sahurda 2-3 bardak su içilerek denge sağlanabilir. Bu şekilde toplamda yaklaşık 8–10 bardak su tüketmek mümkündür."
SAHUR SOFRASINDAKİ GİZLİ TEHLİKELER
Uykunun en tatlı yerinde kalkılan sahur sofraları, aslında ertesi günün susuzluk kalkanını oluşturduğumuz en kritik anlar. Ancak sırf ertesi gün susamayayım düşüncesiyle sahurda litrelerce suyu mideye hapsetmek büyük bir yanılgı. Uzm. Dyt. Yılmaz, sahur sofrasındaki tuzakları ve doğru bilinen yanlışları şu vurucu ifadelerle aktarıyor:
"Çok kısa sürede fazla miktarda su içmek mideyi rahatsız edebilir ve sık idrara çıkmaya yol açabilir. Sahurda ayrıca tuzlu ve aşırı baharatlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Salamura ürünler, turşu, tuzlu peynirler ve işlenmiş gıdalar gün içinde susuzluk hissini artırabilir. Bunun yerine yumurta, yoğurt, tam tahıllar ve sebzeler içeren dengeli bir sahur tercih edilmelidir."
İFTARDA SUYU YAVAŞ VE KONTROLLÜ İÇİN
Uzun süren açlığın ardından sindirim sistemini nazikçe uyandırmanın önemine değinen Uzm. Dyt. Yılmaz, mideyi yormadan oruç açmanın püf noktalarını ise tırnak içinde şu şekilde özetliyor:
"Geleneksel olarak orucun su ile açılması hem mideyi rahatlatır hem de vücuda hızlı enerji sağlar. İftarda önce 1–2 bardak su içmek, ardından sebzeli veya tavuk suyu çorba ile hafif bir başlangıç yapmak sindirim sisteminin daha rahat çalışmasına yardımcı olur. Ana yemek sırasında ise aşırı su tüketmek yerine öğün aralarında su içmek daha doğru bir yaklaşımdır."