Türk Hocalardan Epilepside Devrim: İlaç Beyne Nokta Atışı Gidiyor!

Prof. Dr. İsmail Tuncer Değim ve Prof. Dr. Tayfun Uzbay, epilepsi ilacı gabapentini "karbon kuantum noktaları" ile birleştirerek nöbetlerin şiddetini azalttı.

Haber Giriş Tarihi: 29.01.2026 10:41
Haber Güncellenme Tarihi: 29.01.2026 10:41

Nörolojik hastalıkların tedavisinde en büyük engellerden biri, ilaçların beyindeki hedef bölgeye istenilen oranda ve hızda ulaşamamasıdır. Ancak Türk bilim insanlarının uluslararası arenada ses getiren son çalışması, bu engeli "nanoteknoloji" ile aşmayı başardı. Biruni Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Tuncer Değim ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Tayfun Uzbay öncülüğünde yürütülen proje, epilepsi tedavisinde kullanılan standart yöntemlere çağ atlatacak nitelikte.

İlacın Yapısı "Kuantum" ile Değişti

Araştırmacılar, epilepsi tedavisinde halihazırda yaygın olarak kullanılan "gabapentin" maddesini laboratuvar ortamında yeniden ele aldı. Nanoteknoloji yardımıyla ilacın boyutu küçültülerek "karbon kuantum noktaları" adı verilen özel yapılar elde edildi.

Prof. Dr. Değim, bu yöntemin mantığını, "İlacın beyin dokusuna ulaşmasını kolaylaştırmak ve hedefe daha etkin taşımak" olarak özetledi. Yani ilaç, vücuda girdiğinde kaybolmadan veya etkisi azalmadan doğrudan sorunlu bölgeye, yani beyne yönlendirilebiliyor.

Nöbetler Gecikti, Şiddeti Azaldı

Hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen deneyler, teorinin pratikte de kusursuz işlediğini kanıtladı. Epilepsi benzeri nöbet oluşturulan deneklere, karbon kuantum noktalarıyla geliştirilmiş yeni formül uygulandı. Sonuçlar oldukça çarpıcıydı:

Daha Az Şiddetli: Yeni formül, nöbetlerin şiddetini belirgin şekilde azalttı.

Daha Geç Başlangıç: İlaç, nöbetlerin başlama süresini geciktirerek koruyucu bir kalkan oluşturdu.

Daha Güçlü Etki: Bazı dozlarda, piyasadaki klasik gabapentin ilaçlarına kıyasla çok daha güçlü bir etki gözlemlendi.

İlaç Beyinde Adım Adım İzlenebiliyor

Çalışmanın bilim dünyasını heyecanlandıran bir diğer yönü ise "izlenebilirlik". Karbon kuantum noktalarının ayırt edici özelliği sayesinde, ilacın beyinde hangi bölgelere ulaştığı anlık olarak gözlemlenebiliyor. Prof. Dr. Değim, "Bu durum, tedavinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirme açısından hekime büyük bir avantaj sağlıyor" diyerek, tedavinin artık körlemesine değil, görerek ve bilinçli bir şekilde yönetilebileceğini vurguladı.

Güvenlik Testinden Tam Not

Yeni bir tedavi yöntemi geliştirildiğinde akla gelen ilk soru "Yan etkisi var mı?" olur. Prof. Dr. Değim, çalışmada sadece etkinliğe değil, güvenliğe de odaklandıklarını belirtti. Uygulama sonrasında deneklerin günlük hareketlerinde herhangi bir olumsuzluk veya yan etki saptanmadı. Bu da geliştirilen yöntemin, gelecekte insanlı deneyler ve klinik kullanımlar için güvenli bir zemin oluşturduğunu gösteriyor.

Geleceğin Tedavilerine Işık Tutuyor

Bu çalışma sadece epilepsi ile sınırlı kalmayabilir. Beyni etkileyen Alzheimer, Parkinson gibi diğer nörolojik hastalıklarda da ilacın doğru hedefe ulaşması hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Değim, nanoteknoloji temelli bu yaklaşımın, gelecekte "hedefe yönelik" daha akıllı ve kontrollü ilaçların geliştirilmesine öncülük edeceğini ifade etti. Türk bilim insanlarının bu başarısı, uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanarak dünya literatürüne girdi.

Editörün Notu: "Epilepsi hastaları için en büyük korku, nöbetin ne zaman geleceğinin belirsizliği ve o an yaşanan çaresizliktir. Türk hocalarımızın geliştirdiği bu yöntem, ilacı adeta bir 'güdümlü füze' gibi nokta atışı hedefe gönderiyor. İlacın beyinde nereye gittiğini görebilmek ise tıp için bilim kurgu filmlerinden fırlamış bir sahne gibi. Eğer bu çalışma klinik aşamaları da başarıyla geçerse, sadece epilepsi değil, beyinle ilgili pek çok hastalığın tedavisinde çığır açabilir."

HABER ÖNERİSİ: Çocuklarda Elektrikli Diş Fırçası Her Zaman Doğru Seçim mi?