Tunceli'den Bayram Reçetesi: Tatlı Krizini Öğlen Çözün, Ekmeği Masadan Kaldırın!

Tunceli'de görevli Diyetisyen Hasan Tuncay, 30 günlük oruç maratonunun ardından bayramda yaşanacak o devasa tatlı krizlerini hasarsız atlatmanın altın kurallarını açıkladı.

Haber Giriş Tarihi: 21.03.2026 04:00
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2026 04:00

Tunceli'de görevli Diyetisyen Hasan Tuncay, 30 günlük oruç maratonunun ardından bayramda yaşanacak o devasa tatlı krizlerini hasarsız atlatmanın altın kurallarını açıkladı.

Ramazan ayı boyunca tam 30 gün süren o uzun açlık maratonu ve tamamen değişen uyku düzeni, vücudun hormonal dengesini adeta baştan yazıyor. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezi'nin tecrübeli ismi Diyetisyen Hasan Tuncay, bu zorlu sürecin ardından girilen Ramazan Bayramı'nın metabolizma için son derece kritik ve sarsıcı bir geçiş dönemi olduğuna dikkat çekiyor. Vücuda birdenbire yüklenmenin ağır faturalar çıkarabileceği uyarısında bulunan Tuncay'ın ilk ve en keskin kuralı, bayram sabahı kurulan o ihtişamlı kahvaltı sofralarıyla başlıyor. Peynir, yumurta ve bol yeşilliğin başrolde olduğu, kan şekerini ani fırlatmayacak ölçülü bir kahvaltının kesinlikle şart olduğunu vurgulayan uzman isim; gün içinde zaten bolca şerbetli tatlı ve çikolata tüketileceği gerçeğinden yola çıkarak, kahvaltı masasından bal, reçel ve pekmez gibi masum görünen şeker bombalarının tereddütsüz uzak tutulması gerektiğini belirtiyor.

ŞERBETLİ TATLIYA KARŞILIK MAKARNA VE PİLAV İPTAL

Bayram coşkusunu "tatlı yemeyin" gibi gerçek dışı ve uygulanamaz yasaklarla boğmak yerine son derece rasyonel bir dengeleme stratejisi sunan Diyetisyen Tuncay, o meşhur karbonhidrat takasının formülünü veriyor. Eğer gün içinde misafirliklerde o ağır şerbetli tatlılar yenecekse; günün geri kalan öğünlerinden ekmek, pilav, makarna ve hatta o masum bilinen çorba ile meyvenin acımasızca kesilmesi gerekiyor. Vücudu o gün sadece sağlıklı protein ve sebze ile besleyerek tatlıdan gelen o devasa şeker yükünün tolere edilebileceğini belirten Tuncay, zamanlamanın da en az porsiyon kadar hayati olduğunun altını çiziyor. Metabolizma hızının yavaşladığı akşam saatlerinde yenen her dilim tatlının doğrudan karaciğerde yağa dönüştüğünü hatırlatan uzman isim, o çok istenen tatlı kaçamaklarının mutlaka öğle saatlerinde yapılması gerektiğini kesin bir dille kurala bağlıyor.

EDİTÖRÜN NOTU: 30 gün boyunca nefsini terbiye edip iradesine çelik gibi sahip çıkan bir bedeni, bayram sabahı bir anda şerbetli tatlılara ve ağır karbonhidratlara boğmak aslında kendi vücudumuza yaptığımız en büyük ihanettir. Diyetisyen Hasan Tuncay'ın "Kahvaltıdan reçeli çıkarın, akşam pilav yemeyin" şeklindeki o net ve tavizsiz reçetesi, masada oturan ev sahibine değil, doğrudan kendi sağlığımıza duyduğumuz saygının bir göstergesi olmalıdır. Misafirlikte ikram edilen o üçüncü dilim baklavayı nezaketen veya ayıp olmasın diye yemek, akşam saatlerinde yavaşlayan metabolizmanız ve yağ bağlayan karaciğeriniz için hiçbir geçerli mazeret üretmeyecektir. Bayramı hastane acillerinde değil, ağız tadıyla geçirmek istiyorsak, o karbonhidrat pazarlığını tabakta değil, kendi zihnimizde kazanmak zorundayız.