
Son dönemde sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların sıkça kullandığı bir cümle var: “Şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı.”
Ancak uzmanlara göre bu ifade son derece yanıltıcı.
İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, hipertansiyonun en tehlikeli özelliğinin sessiz ilerlemesi olduğunu vurgulayarak, “Çoğu hasta tansiyonunu hiç ölçtürmemiş oluyor. Şikayet yok diye sorun yok sanılıyor. Oysa tansiyon yüksekliği çoğu zaman belirti vermez” dedi.
En Ağır Hastalıkların Altında O Var
Hipertansiyon;
Kalp yetmezliği
Kalp krizi
Damar tıkanıklıkları
Beyin kanaması
Böbrek yetmezliği
Görme kaybı
gibi hayati risk taşıyan birçok tablonun temelinde yer alıyor.
Çiçek, “Baş ağrısı, kulak çınlaması, burun kanaması gibi belirtiler nadiren görülür. Çoğunlukla sessiz seyreder. Bu nedenle düzenli ölçüm şart” ifadelerini kullandı.
Evde Tansiyon Aleti Olmalı
Uzmanlara göre özellikle 30 yaş üzerindeki bireyler tansiyonlarını düzenli aralıklarla ölçmeli.
6 ayda bir
Yılda bir
Gerekirse 3 ayda bir
Dinlenmiş halde yapılan ölçümlerde değerlerin 13,5/8,5’in üzerinde çıkması halinde ise mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurulması öneriliyor.
Bir hafta boyunca sabah–akşam yapılan ölçümlerin ortalaması yüksek çıkıyorsa bu durum ciddiye alınmalı.
Asıl Tehlike İlaç Değil, Tedavisizlik
Prof. Dr. Çiçek’in en çarpıcı uyarısı ise şu:
“Korkulması gereken ilaç kullanmak değil, tansiyonun tedavi edilmemesidir.”
Hipertansiyon kontrol altına alınabilir bir hastalık. Ancak uzun yıllar fark edilmeden ilerlediğinde kalp, beyin, böbrek ve gözlerde oluşan hasarların büyük kısmı geri döndürülemiyor.
Kısacası… “Hiç şikayetim yok” demek güvenli olduğunuz anlamına gelmiyor.
Belki de bugün yapmanız gereken en basit ama en kritik şey: Tansiyonunuzu ölçmek.