
Şeker düşmesi, tıptaki adıyla hipoglisemi, kandaki glikoz seviyesinin normalin altına inmesiyle ortaya çıkan ve müdahale edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir durum olarak dikkat çekiyor. Normal kan şekeri seviyesi, desilitre başına yaklaşık 70 miligram olarak kabul ediliyor. Bu seviyenin altına düşen bireyler, günlük aktivitelerini sürdürmekte zorlanabilir ve bazen ani sağlık krizleriyle karşılaşabilir.
Hipoglisemi, genellikle diyabet hastalarında görülüyor. Aşırı insülin kullanımı, yanlış doz veya tedavi hataları şeker düşmesine yol açabiliyor. Ayrıca sağlıksız beslenme, öğün atlama, aşırı egzersiz ve alkol tüketimi gibi faktörler de kan şekeri düşüklüğünü tetikleyebiliyor. Ancak diyabeti olmayan kişilerde de reaktif veya nonreaktif hipoglisemi türleri görülebiliyor. Reaktif hipoglisemi, yemeklerden 2-4 saat sonra aşırı insülin üretimi nedeniyle ortaya çıkarken, nonreaktif hipoglisemi böbrek, karaciğer, pankreas sorunları veya bazı ilaç kullanımlarına bağlı olarak gelişebiliyor.
Hipogliseminin belirtileri bireyden bireye değişmekle birlikte genellikle baş ağrısı, sersemlik, aşırı açlık, terleme, titreme, dudaklarda karıncalanma, bulanık görme, kalp atışlarında hızlanma ve uyku problemleri olarak sıralanıyor. Hafif düzeyde hipoglisemi, basit şeker alımı ile giderilebilirken, şiddetli vakalarda bilinç kaybı ve nöbetler görülebilir. Bu nedenle belirtiler göz ardı edilmemeli ve gerekirse acil tıbbi yardım sağlanmalıdır.
Hipoglisemi tanısı, kan şekeri ölçümü ve hastanın tıbbi öyküsünün değerlendirilmesiyle konuluyor. Evde kan şekeri ölçüm cihazları, düzenli takip için büyük önem taşıyor. Ani şeker düşmesi durumlarında 15-20 gramlık karbonhidrat alımı, meyve suyu, bisküvi veya çubuk kraker gibi gıdalarla kan şekeri hızla normale getirilebiliyor. Durumun devam etmesi halinde glukagon enjeksiyonu veya acil tıbbi müdahale gerekebiliyor.
Uzmanlar, hipoglisemi riskine karşı hastaların yaşam tarzlarını gözden geçirmeleri, düzenli beslenmeleri ve yakın çevrelerini bilinçlendirmelerini öneriyor. Uykuda şeker düşmesi yaşayan kişiler için yatak odasında şeker veya şekerli içecek bulundurmak gibi önlemler de alınabiliyor. Hipoglisemi, sinsi ama tehlikeli bir durum olduğundan, erken fark edilmesi ve doğru şekilde yönetilmesi hayati önem taşıyor.