Ramazan'da Sağlıklı Beslenme: İftarı Bölün, Sahurda Proteine Odaklanın!

Uzm. Dyt. Elif Aslan, iftarın iki aşamalı yapılması gerektiğini vurguladı. Sahurda ise susuzluğu önleyen sebzeler ve kaliteli proteinlerin önemine dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 25.02.2026 08:00
Haber Güncellenme Tarihi: 25.02.2026 08:00

Diyarbakır Memorial Hastanesi’nden Uzm. Dyt. Elif Aslan, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının yeniden yapılandırıldığı bir süreç olduğunu belirtti. Gün boyu süren açlığın iftarda kontrolsüz yeme atağına dönüşebileceği uyarısında bulunan Aslan, doğru bir planlamayla Ramazan’ın kilo almadan, aksine metabolik denge korunarak tamamlanabileceğini ifade etti.

SAHURDA KAHVALTI FORMATI VE SU DEPOSU SEBZELER

Sahurun gün boyu sürecek açlığa hazırlık olduğunu belirten Elif Aslan, sahurda "geceden kalma ağır yemeklerin" tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Aslan’ın sahur önerileri şunlardır:

Protein Kaynakları: Yumurta, az tuzlu peynir ve zeytin gibi tok tutan besinler.

Sağlıklı Yağlar: Avokado ve çiğ kuruyemişler.

Sıvı Desteği: Su ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan salatalık, marul, dereotu ve kereviz sapı gibi söğüş sebzeler.

İFTARI İKİYE BÖLMENİN ALTIN KURALI: 15 DAKİKA BEKLEYİN

İftarda kan şekerinin ani yükselmesini önlemek için porsiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını söyleyen Uzm. Dyt. Elif Aslan, "İftarı mutlaka ikiye bölün" diyerek şu rutini önerdi:

Açılış: Su ve en fazla 1-2 adet hurma ile oruç açılmalı.

Başlangıç: 1-2 kepçe çorba içilmeli.

Mola: Çorbadan sonra mutlaka 10-15 dakika beklenmeli.

Ana Öğün: Protein içeriği yüksek bir yemek, bol salata veya sebze ile devam edilmeli.

ÇAY, KAHVE VE TATLI İÇİN "BEKLEME" SÜRESİ

İftardan hemen sonra yapılan yanlışların başında uzanmak ve hemen çay-kahve içmek geldiğini belirten Aslan; "Yemekten sonra hemen yatılmamalı, 30-45 dakika sonra hafif tempolu yürüyüş yapılmalıdır. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz ve vücuttan su atar; bu yüzden yemekten en az 1,5 saat sonra içilmelidir" uyarısında bulundu. Tatlı konusunda ise haftada 1-2 kez ile sınırlı kalmak kaydıyla, şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü hafif seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini ekledi.

Editör Notu

Diyetisyen Elif Aslan’ın "iftarı ikiye bölme" tavsiyesi, aslında beynimize tokluk sinyalinin gitmesi için gereken süreyi kazanmamızı sağlıyor. Özellikle Diyarbakır gibi zengin mutfağıyla bilinen bir bölgede, sahurda ağır yemeklerden kaçınıp kahvaltı formatına dönmek, gün boyu mideyi rahatlatacak ve susuzluk hissini minimize edecektir. Ramazan'da yavaş yemek yemek ve suyu yudum yudum içmek, bayram sabahına daha zinde ve hafiflemiş bir bedenle uyanmanızı sağlayacaktır.

Siz iftar sofrasında çorbadan sonra mola veriyor musunuz? Sahurda susuzluğu engellemek için hangi sebzeleri tercih ediyorsunuz? Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi bekliyoruz.