Öfkeyi Bastırmayın, 4-7-8 Tekniğiyle Yönetin

Psikolog Tülinay Seçkin, öfkenin doğal bir duygu olduğunu belirterek, artan gerginliğe karşı 4-7-8 nefes tekniğini ve yürüyüşü öneriyor.

Haber Giriş Tarihi: 16.03.2026 06:29
Haber Güncellenme Tarihi: 16.03.2026 06:29

Günlük hayatın koşuşturmacası, iş stresi ya da uzun süreli açlık halleri... Bizi çileden çıkaran anlarda genellikle öfkemizi bastırmaya veya yıkıcı bir şekilde dışa vurmaya eğilimliyiz. Oysa bilim ve psikoloji, toplumda kaçınılması gereken olumsuz bir durum olarak kodlanan bu duygunun aslında nefes almak kadar doğal bir savunma mekanizması olduğunu söylüyor. Diyarbakır Memorial Hastanesi’nden Klinik Psikolog Tülinay Seçkin’in değerlendirmeleri, bu noktada klasik bir tıbbi uyarıdan öte, kendi iç dünyamızla yüzleşmemiz için analitik bir rehber sunuyor. Seçkin'in analizine göre, beyindeki amigdala bölgesinin uyarılması ve adrenalin artışıyla ortaya çıkan öfke, meselenin sadece yüzeydeki kısmı. Asıl sorun öfkenin kendisi değil, onun sağlıksız ifade edilme biçimi.

BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI

Uzmanın altını çizdiği en kritik nokta, yıkıcı tepkilerin ardında yatan bastırılmış hisler. Yetersizlik duygusu, güç arzusu veya toplumsal kodlar bu patlamaları tetikliyor. Özellikle erkeklerde testosteron dalgalanmaları ve kültürel olarak güçlü olma baskısı, bu insani duygunun çok daha sert ve kontrolsüz yaşanmasına zemin hazırlıyor.

4-7-8 KURALI İLE KENDİNİZE ZAMAN TANIYIN

Psikolog Seçkin, kriz anlarında hiçbir sorunun bir nefeslik süreyi bekleyemeyecek kadar acil olmadığına dikkat çekerek, sinir sistemini yatıştırmak için şu adımların izlenmesini tavsiye ediyor:

Öfke hissettiğiniz ilk anda burundan 4 saniye boyunca derin bir nefes alın.

Aldığınız nefesi 7 saniye boyunca tutarak vücudunuzun dengelenmesine izin verin.

Nefesinizi 8 saniyede yavaşça ağzınızdan vererek gerginliği dışarı atın.

Fizyolojik olarak sakinleştikten sonra kendinize bu öfkenin mevcut sorunu çözüp çözmeyeceğini sorun.

RAMAZAN AYINDA ARTAN GERGİNLİĞE DİKKAT

Özellikle Ramazan ayında uzun süreli açlık ve sigara gibi bağımlılık yapan maddelerin yoksunluğu, fiziksel değişime yol açarak sinir sistemini ciddi şekilde zorluyor. Vücudun bu ani maruziyet ve eksiklik hissi, öfke katsayısını doğrudan artırabiliyor. Seçkin, bu dönemde artan gerginliği hafifletmek için iftar sonrası kısa yürüyüşler ve evde yapılabilecek meditasyon pratiklerinin önemini vurguluyor. Nihai amaç hiçbir zaman duygusuzlaşmak veya öfkelenmemek değil; bu son derece insani durumu doğru tanıyıp, etrafa zarar vermeden sağlıklı bir şekilde yönetebilmeyi öğrenmek.