
Aldığımız her nefesin ne kadar kıymetli olduğunu ancak onu kaybetme noktasına geldiğimizde anlarız. Bursa'da astım, KOAH ve amfizem gibi zorlu solunum hastalıklarıyla mücadele eden ve adeta her adımlarında nefes nefese kalan vatandaşlar için umut dolu bir sayfa açıldı. İl Sağlık Müdürlüğü ile Uludağ Üniversitesi'nin omuz omuza vererek hayata geçirdiği iş birliği sayesinde, hastalar artık Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi'nde hayata yeniden, derin bir nefesle tutunuyor. İki yıldır başarıyla süren bu program, hastaların tükenen akciğer ve efor kapasitelerini uzman fizyoterapistlerin eşliğinde adım adım geri kazandırıyor.
TÜRKİYE'DE BİR İLK: HASTANE RİSKİNDEN UZAK NEFES
Pulmoner Rehabilitasyon Haftası'nda "Her adımda daha rahat nefes" temasıyla yürütülen çalışmaların kalbinde yer alan Fizyoterapist Ahmet Gökburu, bu merkezin Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıdığını vurguluyor. Hastane koridorlarının enfeksiyon riskinden tamamen uzak, güvenli bir liman yarattıklarını belirten Gökburu, projenin temel hedefini şu sözlerle özetliyor:
"Daha çok KOAH, astım, bronşektazi gibi akciğer hastalıklarıyla beraber egzersiz kapasitesini arttırarak, oksijen oranlarını yükselterek, hastalarımızın daha iyi olmasını sağlıyoruz. Amacımız hastalıkların ilerlemesini engellemek ve idame bir program oluşturabilmek. Şu anda 9 hastamızla birlikte bu programımızı devam ettiriyoruz."
HASTALARIN DİLİNDEN: "ÖNCEDEN YÜRÜYEMİYORDUM, ŞİMDİ RAHATIM"
Merkezin şifa dağıtan koridorlarında en büyük mutluluk, hastaların yeniden rahatça yürüyebildiklerini görmek. Mudanya'dan gelerek bu özel programa katılan akciğer sertleşmesi hastası Sadık Öztürk, yaşadığı o büyük değişimi tırnak içinde şu samimi ifadelerle anlatıyor:
"Bende akciğer tabaka sertleşmesi rahatsızlığı var. 7-8 aydır bu programa katılıyorum. 3 ay Uludağ Üniversitesi’ne gittim. Yaklaşık 4-5 aydır da buraya geliyorum. Sağlık durumum iyiye gidiyor. Sıhhatliyim. Önceki halimle şu anki halim çok farklı. O zamanlar yürüyemiyordum. Şimdi artık yürüyebiliyorum. Rahatım ve buradan çok memnunum."
GÖĞÜS AĞRILARINA VEDA EDEN BİR YAŞAM MÜCADELESİ
Yılların yorgunluğunu KOAH hastalığıyla sırtında taşıyan 74 yaşındaki Feyzullah Eyüpoğlu ise, bir yıl önce nefes nefese başladığı bu yolculukta geldiği noktayı minnetle dile getiriyor:
"Uludağ Üniversitesi’nde programa başladım. 3 ay kadar bir eğitim gördüm. Daha sonra beni buraya sevk ettiler. 1 yıldır da buradayım. Biraz iyileştim. Göğsümün ağrıları geçti. Bu şekilde devam ediyoruz. Allah’a şükür iyiyim. Başlarda soluk soluğa kalıyordum. Nefesimi alamıyordum ama şimdi 10 dakika rahatlıkla yapıyorum. Nasip olursa bir süre daha buraya gelip gitmeyi çok isterim."
Modern tıbbın ve şefkatli ellerin birleştiği Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi, sadece tıbbi bir iyileşme sunmakla kalmıyor; hastalara parklarda torunlarıyla koşabilme, bir merdiveni korkusuzca çıkabilme ve hayata yeniden "nefes nefese değil, doya doya" karışabilme özgürlüğünü geri veriyor. Bu örnek proje, sağlıkta insan odaklı yaklaşımın ne denli mucizeler yaratabileceğinin en güzel ispatı olarak Türkiye'ye ilham veriyor.