
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, çocuk ve ergen cerrahisinde modern tıp teknolojilerini devreye alarak bölgedeki sağlık standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin kabusu haline gelen, kuyruk sokumu bölgesinde ağrı ve enfeksiyonla seyreden pilonidal sinüs (kıl dönmesi) hastalığı, artık klasik cerrahi yerine lazer teknolojisiyle tedavi ediliyor. Minimal invaziv (küçük müdahale) teknikle gerçekleştirilen bu yöntem, hastalara büyük konfor sağlıyor.
UZMAN KADRODAN BAŞARILI İLK OPERASYONLAR
Hastanenin Çocuk Cerrahisi Kliniği’nde görevli Prof. Dr. S. Cüneyt Karakuş, Doç. Dr. Nazile Ertürk ve Doç. Dr. Alev Süzen öncülüğünde başlatılan yeni tedavi protokolü, ilk meyvelerini verdi. Kıl dönmesi şikayetiyle başvuran ve lazer yöntemi için uygun bulunan üç çocuk/ergen hastaya operasyon başarıyla uygulandı. Klasik ameliyatlardaki büyük kesilerin aksine, lazer tekniği sayesinde doku hasarı minimumda tutulurken iyileşme süreci de hızlandı.
HASTA KONFORU VE HIZLI TABURCU
Lazerle tedavi yönteminin en büyük avantajı, hastaların operasyon sonrası yaşadığı ağrının çok az olması ve pansuman gereksiniminin minimuma inmesidir. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde lazerle müdahale edilen üç genç hasta, operasyonun ardından herhangi bir komplikasyon yaşamadan kısa sürede taburcu edildi. Hastane yönetimi, bu yöntemin dikişsiz ve neştersiz bir seçenek sunması nedeniyle çocuk hastaların cerrahi korkusunu da azalttığını belirtti.
YENİLİKÇİ CERRAHİ UYGULAMALAR SÜRECEK
Sağlıkta inovasyon vizyonuyla hareket eden hastane yetkilileri, çocuk cerrahisinde modern yöntemlerin kullanım alanını genişletmeyi hedefliyor. Hasta güvenliğini ve konforunu öncelik haline getiren yönetim, uygun vakalarda lazerle kıl dönmesi tedavisinin rutin bir uygulama olarak sürdürüleceğini müjdeledi. Bu teknolojik adım, Muğla’nın sadece bir turizm kenti değil, aynı zamanda çocuk sağlığı alanında da ileri düzey bir merkez olma yolundaki kararlılığını gösteriyor.
Editör Notu
Kıl dönmesi, özellikle hareketli ergenlik dönemindeki gençler için iyileşme süreci zahmetli bir hastalıktı. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin sunduğu bu lazer çözümü, haftalarca süren pansuman ve yatak istirahati dönemini tarihe karıştırıyor. Prof. Dr. Cüneyt Karakuş ve ekibinin bu bilimsel yaklaşımı, tıp fakültesi hastanelerinin bölgesel sağlık vizyonuna nasıl yön verdiğinin harika bir örneği. Teknolojinin şefkatli ellerle birleşmesi, çocuklarımızın geleceğe daha sağlıklı adımlar atmasını sağlıyor.
Çocuk cerrahisinde lazer teknolojisinin kullanılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Modern tıp yöntemlerinin hastanelerde yaygınlaşması sizce hasta psikolojisini nasıl etkiliyor? Yorumlarınızı bekliyoruz.