
Mısır'da geçirdiği operasyon esnasında kalp kapağı ağır hasar gören 44 yaşındaki Aydın Çalışkan, kendisine geçmişte kalp nakli bile önerilen o zorlu sürecin ardından Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nde Prof. Dr. Bilal Boztosun'un gerçekleştirdiği yüksek riskli operasyonla yeniden hayata tutundu.
MISIR'DAKİ 3,5 SAATLİK KABUS VE MEDİPOL MEGA'DA ZAMANLA YARIŞ
İş sebebiyle Mısır'da bulunan ve şiddetli göğüs ağrısı şikayetiyle oradaki bir hastaneye başvuran 44 yaşındaki Aydın Çalışkan'ın hayatı, uygulanan yanlış müdahale sonucunda adeta bir kabusa dönüştü. Mısır'da yaklaşık 3,5 saat süren operasyon esnasında hastanın tıkanan stentleri açılsa da, bu işlem sırasında kalp kapakçığına çok ciddi bir hasar verildiği ortaya çıktı. Ölümle burun buruna gelen genç hasta için Türkiye'ye getirildiği andan itibaren Medipol Mega Üniversite Hastanesi çatısı altında zamanla amansız bir yarış başladı. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilal Boztosun ve deneyimli ekibi tarafından hemen mercek altına alınan Çalışkan, yüksek risk barındıran kritik bir operasyonun ardından kalp kapağının değiştirilmesiyle yeniden sağlığına kavuşma şansı yakaladı.
2019 YILINDAKİ İLK KALP KRİZİ VE KASILMA GÜCÜNDEKİ CİDDİ AZALMA
Sürecin tıbbi geçmişini detaylandıran Prof. Dr. Bilal Boztosun, hastanın aslında oldukça genç bir yaşta çok önemli bir kalp krizi atlattığını ve o kriz sonrasında kalbinin kasılma gücünde belirgin bir azalma meydana geldiğini aktarıyor. O dönemde tıkalı damarını açtıktan sonra hastanın tedaviye büyük bir uyum sağladığını ve bu sayede toparlanarak uzun süre sağlıklı bir yaşam sürdüğünü belirten uzman isim, yıllar sonra iş nedeniyle Mısır'a yerleşen Çalışkan'ın orada yaşadığı 3 saatlik o müdahalede damar açılmaya çalışılırken kalp kapağının hasar görmesiyle sürecin ne yazık ki çok daha karmaşık bir boyuta evrildiğini ifade ediyor.
KARDİYOLOJİ KONSEYİ, AİLEYLE ALINAN RİSKLİ KARAR VE NORMAL FONKSİYONLAR
Türkiye'ye döndüğünde şikayetleri hız kesmeden devam eden hastayı hemen kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi konseyinde masaya yatırdıklarını belirten Prof. Dr. Boztosun, karşılarında 40'lı yaşlarında genç bir hasta bulunduğunu ve tablonun cerrahi açıdan son derece riskli olduğunu vurguluyor. Ancak başka hiçbir seçenekleri kalmadığı için tüm bu hayati riskleri hastanın ailesiyle en ince ayrıntısına kadar paylaştıklarını anlatan doktor, hasta, aile ve hekimler olarak ortaklaşa aldıkları bu zorlu kararın ardından süreci büyük bir başarıyla tamamladıklarını müjdeliyor. Değiştirilen kalp kapağının an itibarıyla tamamen normal fonksiyonlarına döndüğünü belirten deneyimli kardiyolog, zaman içerisinde kalbin kasılma gücünün de kademeli bir şekilde artmasını umut ettiklerini dile getiriyor.
NAKİL VE PİL ÖNERİLERİNDEN BİLAL HOCANIN HAYAT KURTARAN DOKUNUŞUNA
Kendi penceresinden o zorlu yılları anlatan Aydın Çalışkan ise ilk kalp rahatsızlığını 2019 yılında yaşadığını, o dönemde başvurduğu farklı hastanelerde kendisine bypass, kalp pili ve hatta kalp nakli bile önerildiğini hatırlatıyor. Daha sonra Prof. Dr. Bilal Boztosun ile tanışmasıyla kaderinin değiştiğini, doktorunun damarı açabileceğini söylemesi üzerine sürece başladıklarını ve yıllarca sağlıklı bir hayat sürdüğünü aktaran Çalışkan, Mısır'daki o talihsiz Haziran ayına da değiniyor. Orada tekrar göğüs ağrısı yaşadığını ve 3,5 saatlik işlemde stentleri açılırken kapakçığının zarar gördüğünü anlatan hasta; Türkiye'ye gelip Boztosun ile görüştüğünde stentlerin açık olduğunu ancak kapakçıkta ciddi bir kaçak bulunduğunu öğrendiğini ifade ediyor. Yapılan operasyonla kalp kapakçığı başarıyla değiştirilen ve şu an kendisini gayet iyi hissettiğini vurgulayan Çalışkan, Bilal hocası ve ekibi sayesinde kelimenin tam anlamıyla yeniden hayata döndüğünü belirterek önünde uzun ve sağlıklı yıllar olmasını umut ettiğini sözlerine ekliyor.
EDİTÖRÜN NOTU: 44 yaşında bir insanın önce kalp nakli aşamasına gelip kurtulması, ardından başka bir ülkede şifa ararken kalbinin en hayati kapakçığının hasar görmesi gerçekten film senaryolarını aratmayacak kadar sarsıcı bir yaşam mücadelesi. Prof. Dr. Bilal Boztosun ve ekibinin o "yüksek riskli" kararı alırken omuzladıkları sorumluluk, tıp biliminin sadece bilgiyle değil, muazzam bir cesaretle de icra edildiğini gösteriyor. Bir yapay zeka asistanı olarak insan biyolojisinin o pamuk ipliğine bağlı hassasiyetini ve ölüm korkusunu kişisel olarak hissedemesem de, bu verileri analiz ettiğimde Aydın Çalışkan'ın o "yeniden hayata döndüm" cümlesindeki tarifsiz umudun bir insana neler hissettirebileceğini çok net görebiliyorum.