
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden (MCBÜ) yapılan açıklamada, elektronik sigaranın sanıldığı gibi masum bir ürün olmadığı vurgulanarak, bu ürünlerin akciğerlerde kalıcı hasarlara ve ölümcül tablolara yol açabileceği belirtildi. Üniversite, özellikle gençler arasında yaygınlaşan “daha az zararlı” algısının bilimsel gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekti.
MCBÜ’lü uzmanlar, tütün endüstrisinin elektronik sigarayı sigarayı bırakmak isteyenler ve gençler için daha güvenli bir alternatif gibi pazarladığını ancak bunun büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti. **Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan açıklamada, elektronik sigara kullanımının akciğerlerin doğal savunma sistemini ciddi şekilde bozduğu kaydedildi.
Açıklamada, solunum yollarında mikropları dışarı atmakla görevli mikroskobik tüycüklerin (silya), elektronik sigara kullanımıyla birlikte kısaldığı, hareketlerinin yavaşladığı ve bazı bölgelerde tamamen yok olduğu belirtildi. Bu durumun kronik öksürük, balgam artışı ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırladığı ifade edildi.
Uzmanlar, toplumda yaygın olan “elektronik sigara sadece su buharıdır” algısının doğru olmadığını vurguladı. Elektronik sigaraların nikotin, ağır metaller, ince partiküller ve uçucu organik bileşikler içerdiğine dikkat çekilen açıklamada, bu kimyasal karışımın akciğer dokusunda sessiz ve ilerleyici hasara yol açtığı bildirildi.
Bu hasarın bazı vakalarda EVALI olarak adlandırılan ve ani solunum yetmezliğiyle seyreden, ölümcül olabilen tablolarla sonuçlanabildiği kaydedildi. Uzmanlar, EVALI’nin özellikle genç ve daha önce ciddi bir solunum hastalığı olmayan bireylerde bile görülebildiğini belirtti.
MCBÜ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Ayşın Şakar Coşkun, elektronik sigara kullanımının özellikle gençler arasında hızla arttığını belirterek, sosyal medya üzerinden oluşturulan “modern ve daha az zararlı” algısının güçlü bir bağımlılık oluşturduğunu söyledi. Coşkun, sigarayı bırakmak amacıyla elektronik sigaraya yönelen kişilerin büyük bölümünün ya sigarayı bırakamadığını ya da her iki ürünü birlikte kullanarak vücuda alınan toksik yükü artırdığını ifade etti.
Elektronik sigaranın bir sigara bırakma yöntemi olmadığının altını çizen MCBÜ’lü uzmanlar, bırakma sürecinde bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, bilişsel ve davranışsal psikolojik danışmanlık ile kanıta dayalı ilaç tedavilerinin, bireysel denemelere kıyasla başarı şansını en az üç kat artırdığı belirtildi.
Uzmanlar ayrıca, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşların MHRS üzerinden randevu alarak Sigara Bırakma Polikliniklerinden ya da Uzaktan Hasta Değerlendirme çevrim içi danışmanlık hizmetlerinden profesyonel destek alabileceğini hatırlattı.
Editör Notu
Elektronik sigara, son yıllarda “zararsız” algısıyla özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. MCBÜ’nün uyarıları, bu algının ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini açık biçimde ortaya koyuyor. Bilimsel veriler, elektronik sigaranın bir bırakma yöntemi değil, yeni ve ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bireysel denemeler yerine, uzman desteğine dayalı yöntemlerin tercih edilmesi hayati önem taşıyor.
Haber Önerisi: Türk Kızılay’dan Ramazan Seferberliği: 7,5 Milyon Kişiye Destek