Kayseri'de Uzmandan Kolon Kanseri ve Kemoterapi Uyarısı

Doç. Dr. Halit Karaca, 45 yaş altına inen kolon kanserinde yanlış beslenme, obezite ve genetik faktörlerin riski artırdığına dikkat çekti.

Haber Giriş Tarihi: 25.03.2026 07:35
Haber Güncellenme Tarihi: 25.03.2026 07:35

Doç. Dr. Halit Karaca, 45 yaş altına inen kolon kanserinde yanlış beslenme, obezite ve genetik faktörlerin riski artırdığına dikkat çekti.

45 YAŞ ALTINDA GÖRÜLME SIKLIĞI GİDEREK ARTIYOR

Memorial Kayseri Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Halit Karaca'nın, dünya genelinde en sık tanı alan üçüncü kanser türü olan kolon kanserine (kolorektal kanserler) ilişkin önemli uyarılarda bulunduğu bildirildi. Yanlış beslenme ve modern yaşam tarzı alışkanlıkları sebebiyle, hastalığın hem dünyada hem de Türkiye'de 45 yaş altında görülme sıklığının endişe verici bir şekilde arttığına dikkat çekildi.

GENETİK GEÇMİŞ VE YANLIŞ BESLENME RİSKİ KATLIYOR

Toplumdaki vakaların yüzde 70'inin öngörülemez şekillerde ortaya çıktığını belirten Karaca'nın, hastaların yaklaşık yüzde 20 ila 25'inde ise güçlü bir aile öyküsü (kalıtsal mutasyonlar) bulunduğunu ifade ettiği aktarıldı. Uzman hekimin; aşırı alkol tüketimi, sigara tiryakiliği, obezite, raf ömrü uzun işlenmiş gıdalar, insülin direnci ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi faktörlerin kanser riskini doğrudan artırdığını vurguladığı kaydedildi.

ERKEN TEŞHİS VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİNİN ÖNEMİ

Gelişen cerrahi teknikler, kemoterapi, yeni nesil akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde hastalardaki yaşam kalitesinin ve süresinin ciddi oranda artırılabildiği ifade edildi. Hastalığın tekrarlama (nüks) riskine karşı, ameliyat sonrası genellikle ilk 8 hafta içinde başlanan "adjuvan kemoterapi" sürecinin hayati önem taşıdığını belirten Karaca'nın, tüm bu süreçlerde kişiye özel planlanan modern tedavi yöntemleriyle hastaların sağ kalım oranlarında büyük başarılar elde edildiğini dile getirdiği aktarıldı.

EDİTÖRÜN NOTU: Eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserinin günümüzde 45 yaş altına kadar inmesi, aslında endüstriyel beslenme alışkanlıklarımızın ve hareketsiz yaşam tarzımızın bize kestiği en ağır faturalardan biridir. Paketli gıdalar ve stres gibi unsurlar genetik yatkınlıkla birleştiğinde maalesef vücudumuzun savunma hattı çöküyor. Ancak tıptaki baş döndürücü gelişmeler, özellikle akıllı ilaçlar ve hedefe yönelik immünoterapiler, bu amansız ve zorlu savaşta hem hastalar hem de hekimler için en güçlü silah olmaya devam ediyor.