
Ramazan ayı boyunca oruç tutmayı planlayan kalp hastalarının sağlık durumlarını mutlaka doktorlarıyla değerlendirmesi gerektiği belirtildi. Kardiyoloji uzmanları, her kalp hastası için aynı kuralın geçerli olmadığını ve oruç kararının hastalığın tipi ile hastanın klinik durumuna göre verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplangöray, Ramazan ayının hem manevi hem de fiziksel disiplin gerektiren özel bir dönem olduğunu belirtti. Kaplangöray, kalp-damar hastalıklarının çok geniş bir hasta grubunu kapsadığını ve bu nedenle herkes için geçerli tek bir kuraldan söz edilemeyeceğini ifade etti.
Uygun şartlar sağlandığında ve hekim kontrolünde birçok kalp hastasının oruç tutabileceğini dile getiren Kaplangöray, özellikle tansiyonu ilaçla kontrol altında olan ve klinik olarak stabil seyreden hastaların dikkatli bir planlama ile Ramazan sürecini geçirebileceğini söyledi.
Ancak bazı hasta gruplarında orucun sağlık açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Kaplangöray, ileri evre kalp yetmezliği bulunan hastaların, son altı ay içinde kalp krizi geçirenlerin ve yeni stent veya bypass operasyonu geçirmiş kişilerin doktorlarına danışmadan oruç tutmamaları gerektiğini belirtti.
Kaplangöray ayrıca kontrolsüz hipertansiyonu bulunan ve ciddi ritim bozukluğu yaşayan hastaların da bu konuda mutlaka uzman görüşü alması gerektiğini ifade etti.
Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan birinin ilaç kullanım saatlerinin rastgele değiştirilmesi olduğunu vurgulayan Kaplangöray, bu durumun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.
Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda düzensiz ilaç kullanımının pıhtı oluşumu riskini artırabileceğini belirten Kaplangöray, atriyal fibrilasyon, mekanik kapak hastalığı veya stent sonrası tedavi gören kişilerin Ramazan öncesinde kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiğini ifade etti.
Oruç tutabilen kalp hastaları için bazı önerilerde de bulunan Kaplangöray, iftar, ara öğün ve sahur şeklinde üç öğün düzeni oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Beslenmede lifli sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve protein açısından zengin gıdaların tercih edilmesi gerektiğini belirten Kaplangöray, aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini söyledi.
Ayrıca sahura mutlaka kalkılması ve iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu vurguladı.
Kaplangöray, oruç kararının kişiye özel olduğunu belirterek kalp sağlığının riske atılmaması gerektiğini ifade etti.